
Cancer İngress, Güneş’in sıfır derece Yengeç’e girdiği anın haritasıdır. Ülkemizde, 21 Haziran 2026 tarihi itibariyle, Ankara koordinatlarına göre saat 11:24 te gerçekleşecek Güneş’in Yengeç burcuna giriş anı, Kuzey Yarımkürede Güneş’in en yüksek noktaya ulaştığı, gündüzün en uzun olduğu yaz gündönümü başlatırken, Güney Yarım Kürede ise kış gündönümü olarak yaşanır.
Cancer İngress’te, Yükselen Başak olduğundan haritanın Yıl Yöneticisi bulunduğu evin yerleşimine göre Merkür olacaktır. Merkür’ün Yengeçteki durumu, aldığı açılar yılın genel seyrini gösterecektir. Merkür, Yengeçte peregrin olmasına karşın, yerleşim olarak 11. evde olması, bulunduğu Yengeç burcunun 23 derecesinin Mısır yöneticiliği, Yücelmiş Jüpiter’in himayesinde olması, güneşten yanık olmaması umut vericidir. Halkın umutlu olduğunu gösterir. Merkür’ün peregrin olmasından, yaptırım gücünün yetersizliği söz konusu olacaktır.
Merkür, yükselen yöneticisi ve halkın göstergesi olarak, genç nüfusu, becerikli kişileri, esnafları, öğrencileri, ticareti, iş dünyasını, her türlü iletişimi gösterdiği gibi olumsuz olarak kayıp ve sıkıntıları, ticari birliklerin bozulması, cehaleti de gösterebilir.
Yükselenin Başak olması, yılın ikinci çeyreğinde, ülke gündeminde hastalıklar, salgınlar, ürünler, mahsuller, tarım ve hasat bu dönemde öne çıkacaktır. Başak, soğuk ve kuru bir toprak elementi olduğundan kuraklık, kıtlık, mahsullerin kalitesi, ziraat, tahıl stokları ve gıda güvenliğine özellikle vurgu yapar.
Halkın genel göstergesi Ay’ında yükselende ve Başakta olması, halkın gündem de olduğunu, göründüğünü, gıda ve üretime dair endişeli, kaygılı ve eleştirel olduğunu, sözünü sakınmadığını görebiliriz. Ayrıca Ay’ın yükselen yerleşiminden ve üçlü yöneticiliğinden, Ay’ı da yıl yöneticisi olarak değerlendiririz. Başağın yöneticisi Merkür’ünde Yengeç burcunda olması tarım ürünleri ve gıda stoklarının hassasiyetini arttırır; Su ve iklim koşullarına bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.
MC İkizler, yönetim, hükümdar, devlet başını ve en üst otoriteyi temsil eder. Cancer İngress ’in hükümdar yöneticisi de, Merkür olacaktır. Devlet, hükümet, otorite iletişim ve diplomasi odaklıdır.
Yönetimin ve halkın göstergesi Merkür’ün, 11.evde Yengeç’te, Jüpiter’le olması, yönetim gücünün ve yılın yönelimlerinin toplumsal destek, kolektif dayanışma ve ortak hedefler üzerinden çalışacağını; kararların koruma, aidiyet ve güvenlik arayışıyla alınacağını vurgular. Üstelik Merkür’ün 4.evin yöneticisi Jüpiter’e yaklaşması yurt, toprak, yaşam kaynaklarının korunması temalarını da destekler, niteliktedir. Jüpiter’in son derecelerde olması gücünün azalmasına, iyiliğinin zayıfladığını, Satürn’ün sınırlarında olduğunu gösterir.
Ay ile Merkür arasındaki karşılıklı ağırlama; halk ile idareciler arasında bir tür karşılıklı anlayış ve dayanışma doğurur. Halkın endişeleri yöneticiler tarafında duyulur. Merkür’ün Jüpiter’le birlikteliği, halkın beklentilerinin yönetimin hedefleriyle örtüştüğü bir dönemi anlatır.
Ay Başak yükselende ise, Halk görünecektir, göz önündedir. Sıkıntısı, derdi ne ise bunu dile getirecektir. Ayın ilk açısı Merkür olacaktır. Merkür ( halkın diğer göstergesi), yükselenin Başak tarafını ve MC ‘nin yani yönetimin, en üst makamın, en üst idarenin de ikizler tarafını göstermektedir.
Mevsim giriş haritasında Güneş, 10.evin içinde, MC’ ye yakın olması, yönetim de sahnede, görünüyor demektir. Halk ilk olarak Merkür’e sekstil açı yapacaktır. Bu ne demek; halk ilk yönetimin kararlarına destek verecektir. Ayın sonraki açısı, 9.evde ki Mars Boğaya olacaktır. Mars, Boğada zararda, hareket edemediği toprak burcundadır; istikralıdır, sağlamcıdır ama ağır ilerler; olumsuz yanı ise çok güçlü, yıkıcı öfke patlaması verebilir.
Ay, toprağı temsil ettiğinde, Başakta kuru ve soğuk mizacı toprağın verimsizleşmesi, ürünlerin miktar ve kalitesinde düşüş, kuraklık ve kıtlık ihtimalini verebilir. Mars Boğa da toprakla, tarımla ve üretimle de ilişkilidir. Ayın, Mars’a Üçgen açısından bu sorunların, yönetimin dış ticaret, tarım politikaları, uluslararası anlaşmalar, yöneticilerin çözümü dışa dönük olur. Marsın 8.ev bağlantısından, borçları ve vergileri yönettiğini görebiliriz. Ayrıca Mars 9. Evdeki Uranüs ikizlerle, 4 Temmuzda kavuşum açısı yaşayacaktır. Bu endişe vericidir. Bunun haritasını ayrıca göz atacağız.
Bu mevsim giriş haritasında Satürn 8.evde; ülkenin borç yükü, vergi sorunları, uluslararası mali bağımlılık, mali yıkım, kitlesel kayıplar, ölümlerle ilgili bir yerleşimde. Satürn hali hazırda zararda olduğu Koç burcunda; Satürn’ün soğuk, katı mizacı; Koçun sıcak, ateşli doğasıyla dengeyi, uyumu, yakalaması sıkıntılıdır. Bu durum, ani, şiddetli kayıplar, ateşli hastalıklar, yangınlar, askeri olaylarla ölüm ve krizleri getirebilir.
Bonatti’ye göre” Satürn’ün 8.evde ki yerleşimi; Halkın büyük kısmı sıkıntı çeker, ölüm ve açlık olur; kuraklık, kıtlık, yoksulluk kaynaklı ölümler çok olur. Devletin borçları, faiz ve vergiler ağırlaşır; Halk üzerinde korku, karamsarlık, umutsuzluk baskısı artar; diyebiliriz.
Satürn, ateş elementi yerleşimi, bu sıkıntıların kaynaklarını silahlı çatışmalar, savaş, yangın, patlamalar yolu ile gerçekleşebilir. Marsın 9.ev yerleşimi dış ülkelerle anlaşmazlıklar, dini hukuki, kültürel krizler, dış borçlar özetle, tehlikenin, krizin dış kaynaklı yerlerden gelebileceğini işaret edebilir.
12.ev girişindeki Venüs Aslanın, Satürn’e yaklaşan açıyla ateş üçgeni olacak. Normalde Satürn’ünün durumu çok sert iken Venüs ile uyumlu bu açı, bu sertliği bir nebze hafifletir. Venüs doğası gereği iyileşme, yardım getirebilir. Bu açı 12.ev girişinden olduğundan, kolektif farkındalıkta gizli kaynaklar, stratejik anlaşmalar veya toplumsal planlamalarda yaratıcı ve dikkat çekici çözümler getirebilir. Bu yerleşim, kriz zamanlarında bile toplumsal dengeyi korumak ve kaynakları yapılandırmak için fırsatlar sunar.
Satürn’ün, ülkenin iç güvenliğini, toprak, tarım, doğal kaynaklarını gösteren IC Yay ile üçgen açısı; Şans noktasının, IC ye yakın yerleşimi, halkın kökler ile güvenliği, toprak, tarımla ilgili alanlarda fırsatlar ve kadersel gelişmeler olabileceğini gösterir. Ayrıca, şansı fırsata dönüştürecek gücü veriyor. Kendi topraklarımızın en büyük şansımız olduğunu gösteriyor.
Neptün, 7.evde Güneş ile kare açı yapmaktadır. 7. Ev ortaklıklar, açık düşmanlar ve dış ilişkiler alanıdır. Neptün’ün belirsiz ve yanıltıcı doğası, halkın ve devletin hedeflerinde karmaşa yaratır, krizler belirsiz ve öngörülemez biçimde gelişebilir. Dış ilişkilerde yanıltıcı manevralar ve sahne arkasında karmaşa olabilir.
Plüton, Neptün ve Uranüs arasında oluşan küçük üçgenin, sağlık, alt yapı ve günlük rutinlerde dönüşüm enerjisi taşıdığını, bu dönüşümün Retro Plüton’dan yola çıkarak, uzun soluklu ve derinlemesine olacağını işaret ediyor. Uranüs’ün ani etkisi ve Neptün ün belirsizliğiyle birleşince günlük hayat ve altyapı beklenmedik şekilde değişiyor.
Sabit Yıldızlar Açısından Değerlendirirsek; IC ve MC Aksında, Aldeberan ve Antares karşıtlığını, Kralların Sınavını görebiliriz.
Bu haritada MC noktası Aldebaran’la, IC noktası ise Antares’le kavuşum halindedir. Bonatti’ye göre bu tür bir karşılıklı yerleşim, “yeryüzü ile göğün aynı nefeste hareket etmesi” anlamına gelir: bir yandan yükseliş, öte yandan çözülme vaat eder.
MC Üzerinde Aldebaran, Boğa takımyıldızının kalbi ve Pers geleneğinde “Doğunun Gözcüsü ’dür. Mars ve Jüpiter doğasındaki bu yıldız, Bonatti’nin ifadesiyle “şeref, yücelik ve kahramanlık ama aynı zamanda ani düşüş” potansiyelini taşır.
Yengeç İngress haritasında MC ile kavuşumu, devletin, yöneticilerin ve üst otoritenin önünde yeni bir yön, güçlü bir eylem, reform veya askeri atılım dönemine işaret eder.
IC Üzerinde Antares: Derin Dönüşümün Ateşi
Antares, Akrep takımyıldızının kalbi, “Batının Gözcüsü” olarak bilinir. Mars ve Jüpiter doğasındaki bu yıldız, Aldebaran’ ın göksel karşıtıdır.
Bonatti, Antares’i “sonların yıldızı” olarak tanımlar: geçmişin çöküşü, yeraltından gelen güçler, yangın ve dönüşüm enerjisi.
IC üzerine düşmesi, halkın, toprağın ve üretimin köklerinde derin bir değişim ya da huzursuzluk getirebilir. Bu, yalnızca fiziksel anlamda değil, halkın bilinç düzeyinde de eski yapının çözülmesidir.
Bonatti, böyle bir İngress için uyarır:
“Kraliyet yıldızları, onurlandırılmadığında felaket getirir; doğalarına uygun hareket edilirse kudret bahşederler.”
Bu nedenle bu mevsim, güç ve sorumluluk arasındaki dengeyi sınayacaktır.
Yönetici sınıf dürüstlükten, adaletten ve ölçülülükten uzaklaşırsa, Antares’i yeraltı ateşi halkın içinden patlayacaktır.
Ancak yönetim, Aldebaran’ ın yüce amacına yani doğru niyetle düzen kurma idealine hizmet ederse, mevsim bolluk, üretim ve refah getirir.
Aldeberan–Antares ekseninin aktif olması; iklimde aşırı uçlara, toprak ve su kaynaklarıyla ilgili olaylara, politik kutuplaşmalara işaret edebilir.
Cancer İngress’ in temasından yola çıkarsak; halkın yaşam koşullarının ağırlaştığını, toprak, su ve doğal kaynaklarla ilgili riskler, krizler yaşandığını ve halkın zorlandığını anlayabiliriz. IC de ki Antares, ülkenin temel üretim altyapısı, tarım ve toprak yönetimi üzerinde yoğun ve dönüştürücü etki yaratır. Bu konum ani değişimler, reformlar ve halkın temel ihtiyaçlarını öne çıkmasını sağlar. Yani Cancer İngress’ in temasını, Sabit Yıldızlar da bir kere daha destekliyor.
Cancer İngress’ i Hava Olayları Açısından Değerlendirecek Olursak; Yükselenin ve önemli noktaların değişken burçta olması, mevsimin istikrarsız ve geçici tabiatını bildirir. Hava ne tam manasıyla sıcak, ne de uzun süre serin kalacaktır; sık sık yön değiştiren rüzgârlar, ani ısı dalgalanmaları ve geçici yağışlar beklenmelidir.
Cancer İngress 2026 haritasında Güneş Yengeç’in ilk derecesindeyken Satürn Koç’ta bulunuyor. Aralarındaki yaklaşık doksan derecelik kare açı, mevsimin sert ve dirençli bir yapıda geçeceğini gösteriyor. Bu açı genellikle sıcaklığın kararlı biçimde yüksek seyrettiği, yağışların ise gecikmeli veya kısa süreli görüldüğü dönemleri anlatır.
Satürn’ün Koç’taki doğası ateş elementinden geldiği için, sıcak rüzgârlar, nem kaybı ve toprakta kuruma eğilimi öne çıkar. Buna rağmen Satürn’ün IC’ ye yaptığı üçgen açı, bu etkilerin aşırıya kaçmasını engelleyebileceği gibi tam tersi de olabilir.
Değişken burçların hâkimiyeti, bu devinimi sürekli kılar. Bu bakımdan yazın doğası kararsız, havanın huyu değişkendir. Halk, mevsimin bir türlü sabit bir hâl almadığını hisseder.
YENGEÇ VE KOÇ INGRESS KARŞILAŞTIRILMASI

Her iki İngress haritasında da Başak yükselmesi, bu dönemin doğasının değişken, dikkatli ve temkinli olacağını; olayların ani değil, süregelen bir düzen içinde şekilleneceğini gösterir. MC ekseninin değişmemesi, yönetimsel hedeflerin yönünü koruduğunu, ancak uygulama biçiminin farklı evler üzerinden ilerlediğini gösterir. Bu, niyetin aynı kaldığı fakat stratejinin değiştiği bir dönemdir.
Koç ingress’inde Güneş 7. evde yer almakta ve odak dış ilişkiler, açık ittifaklar ve karşılıklı anlaşmalar üzerindedir. Dönem, dış dünyayla temas, müzakere ve uzlaşma arayışının ön planda olduğu bir süreci temsil eder. Buna karşın Yengeç ingress’inde Güneş 10. eve yükselir; yönetim gücü görünür hâle gelir, irade iç düzenin korunmasına ve karar mekanizmasının merkezileşmesine yönelir.
Ay’ın durumu da bu geçişi teyit eder. Koç ingress’inde Ayın, yeniay fazında ve 8. evde olması, halkın ve genel atmosferin yenilenme, yeniden başlama isteğiyle birlikte bir tür içsel hassasiyet taşıdığını, Chiron ile teması, yaralı bir doğum gibi sancılı bir başlangıcı temsil eder. Ay’ın açısız olması, süreçlerin tamamlanmamış ve açık uçlu kalacağını gösterir. Buna karşılık Yengeç ingress’inde, Ay Başak’ta, yükselen yöneticisi konumundadır.
Jüpiter’in 11. evdeki sürekliliği, umut ve dayanışma prensibinin sarsılmadığını; Satürn’ün 7’den 8. eve geçişi ise bu umudu kalıcılaştırmak için zorunlu sınavların geldiğini bildirir. Marsın Balık’ta ki durumu, diplomatik manevra ve bastırılmış öfke; Yerini, Mars Boğa’ya ideolojik, fikirsel mücadeleye ve hukuki düzleme bırakması enerji farkını ortaya koymuştur.
INGRESS HARİTALARIN TÜRKİYE NATAL HARİTASI İLE KARŞILAŞTIRILMASI

İngress haritaları Türkiye Natal’ i İle incelendiğimiz de; Yılın başında Koç İngress’te ki 7. ve 8. ev göstergeleri, dış baskılar, diplomasi, anlaşmalar ve finansal yükler alanında hareketliliğin, Türkiye Natal haritasında 10. eve denk gelmesi; devletin liderlik ve karar alma alanlarını doğrudan baskılıyor. Koç İngress’ te ASC ile IC’ nin 16° derecede çakışması, halkın önceliğinin, kendi kökleri doğrultusunda olduğunu gösterir.
Yılın ikinci çeyreğinde Yengeç İngress, Koç İngress’te başlatılan dış ve yönetimsel hareketlerin halk ve iç işler ekseninde görünür olmasını sağlarken; Ay, Türkiye Natal de 4. Eve düşmesi bu durumu destekliyor. Güneşin 12.eve düşmesi, yönetim stratejik ve perde arkası hamlelerle süreci yürütürken, halk ve temel eksen doğrudan sınanıyor. Halkın yönelimleri ülkenin temel dönüşüm potansiyeliyle uyumlu (ASC–Plüton sekstil), ancak düğümler ve Jüpiter karşıtlığı bazı gerilimleri işaret ediyor.
2026, Türkiye için halkın talepleri, devletin temel eksenleri ve stratejik planlamanın sınandığı, krizlerin fırsatlara dönüştüğü bir yıl olacaktır.
3 MART 2026 AY TUTLMASI İLE CANCER İNGRESSİN KARŞILAŞTIRILMASI

Yılın ilk Ay tutulması, 3 Mart 2026 da gerçekleşecek Güney Ay Düğümlü Başak Tutulmasıdır. Tutulmanın 12 derecesi, Cancer İngress’ in ASC 12 derecesi ile tetiklenecektir. Halk tutulmanın işaret ettiği olaylarla tekrardan sarsılacaktır.
Yıl genelinde ki İngress’ ler de ve tutulmalarda Başak vurgusu hâkimdir. Bu tutulmada da, yükselen yengeç, yöneticisi ay, tutulmanın merkezindedir. Ay Başakta tutulursa, Bonatti; zanaatkârlar, memurlar ve köylüler zarar görür; hasat bozulur, yağmur vakitsiz gelir, toprak kısırlaşır, der. Bu tutulmada dikkat çekici diğer etki ise su elementinin yoğunluğudur. Bu da doğada dengenin bozulmasına işaret eder. Nemin artışı, su taşkınları, deniz kazaları, salgın veya rutubetten kaynaklı hastalıklara neden olabilir.
Tutulmanın diğer can sıkıcı noktası, 8. Evde ki Marsın sıfır derecede Balık’ta ki yerleşimidir. Mars, henüz şekillenmemiş, eyleme geçmemiş, bir olayın başlangıcını değil, onun ilk nefesini temsil eder. Bu nefes, 8.ev doğası gereği borç, kayıp, ekonomik sarsıntılar ve krizleri tetikler. Krizler, öncesi sessiz iken ilerleyen zamanlar da kendini gösterir. Halkın güvenliği ve refahı sarsılabilir.
Ayrıca tutulmada ki 27 derece Uranüs boğa, Cancer İngress te ki 24 derece Mars boğa ile yaklaşan kavuşum açısı ile tetiklenecek.
Önemle söylemek isterim ki; Tutulma derecesinin ve ASC derecesinin (12 derecenin), Zodyak’ın son burcunun Balık ve su elementiyle ilgili olmasından, ayrıca on ikinin tamamlanma enerjisi taşıdığını unutmadan, bu bir döngünün tamamlanmasını ve teslimiyetini anlatırken, suyun hayat verici doğasından, yeni bir döngüye yer açılmasından bahsedebiliriz. Bu tamamlanma yok oluş değil, arınma ve yeniden doğuşa geçiştir.
31 MAYIS 2026 LUNASYON HARİTASI

31 Mayıs 2026 dolunayı, Ay dokuz derece Yay IC’ de, Güneş dokuz derece İkizler MC’de gerçekleşir. Cancer İngress ’in IC ve MC hattı, dolunayın hattını tekrardan aktifleştirir. Dolunay çok önemli sabit yıldızların, Aldebaran ve Antares’ in tam partil etkisindedir. Ayrıca, Lunasyon haritasında Ay, kıstırılmış burçta gerilimli bir konumda dururken, yöneticisi Jüpiter 23° Yengeç’te, 11. evde, Cancer İngress’inde yükselen yöneticisi Merkür ile aynı derece ile kavuşur. Bu kavuşum, kardinal eksende yılın yöneticisinin enerjisini fiilen harekete geçirir. Halkın duyguları ve yönetimin niyeti Jüpiter aracılığıyla Merkür’e bağlanır; Cancer İngress’ in temaları, duygusal birlik, koruma ve içsel dayanışma aktifleşir. 21 Haziran’daki İngress anında bu enerji yeniden doğar, katlanır ve yeryüzünde görünür hale gelir. Dolunay, sadece bir ışık değil, bir çağrı ve gelecek döngünün kapılarını aralayan bir mesajdır.
4 TEMMUZ 2026 URANÜS MARS KAVUŞUMU HARİTASI

2026’da Mars ve Uranüs, İkizler burcunda birleşerek ani değişim, beklenmedik gelişmeler ve devrimci enerjiyi tetikliyor. Bu, Uranüs’ün İkizler’ e geçişinden sonraki ilk büyük patlama etkisi. Her iki gezegen de doğaları gereği huzursuz, cesur ve öngörülemezdir; birlikte olduklarında ise dünya sahnesinde beklenmedik çıkışlara, keskin manevralara ve düşünsel alanlarda devrimlere zemin hazırlarlar.
Haritayı incelediğimizde, Uranüs-Marsın, MC ‘de ikizlerde ki kavuşumu, yıkım gezegeni Plüton ile üçgen açı içinde olması, Neptün’ün destek açısı ile bu ikiliye katılması, yaşanabilecek olumlu ya da olumsuz teknolojik sıçramaların kitleleri etkileyeceğini öngörebiliriz. Ayrıca Satürn’ün 8. Evdeki sevimsiz duruşu endişe vericidir. Jüpiter’in Aslan’a geçmiş olması, liderlerin etkin olduğu bir döneme işaret eder.
Türkiye Natal haritasında incelediğimizde; Mars-Uranüs kavuşumunun 12. evde yer alması, gizli ve öngörülemeyen gelişmelerin, perde arkası krizlerin veya ani sürprizlerin habercisidir. Bu kavuşumun enerjisi, doğrudan kamuoyunun gözünden uzak, etkisi büyük alanlarda kendini gösterebilir. Gizli düşmanlıklar, siber saldırılar, casusluk veya kurumlar arası sürpriz hamleler gündeme gelebilir. Jüpiter’in Aslan burcuna geçişi, dış politika ve uluslararası ilişkilerde hem fırsat hem itibar getirir. Türkiye’nin uluslararası sahnede dikkat çekici ve etkin bir konum kazanması olasıdır. Bu süreçte dış ilişkilerde krizler veya beklenmedik gelişmeler de görülebilir, ancak doğru adımlar uzun vadede avantaj sağlar. Plüton Kova’da, Neptün Koç’un eşiğinde olduğundan, bu değişimler sadece ani ve geçici kalmaz, toplumsal ve sistemsel yapılar üzerinde kalıcı dönüşümler yaratır.
Uranüs’ün 84 yıllık döngüsü, bu kavuşumun tarihsel yankılarını açıkça gösterir. 1945’deki Mars–Uranüs birleşimi, 2. Dünya Savaşı’nın en sert evrelerine denk geldi; dünya düzeni köklü bir değişim eşiğine girdi. Teknolojinin ilk kez yıkım aracı olarak kitlesel ölçekte kullanıldığı bu dönem, Uranüs’ün yenilikçi ama tehlikeli doğasının çarpıcı bir yansımasıydı.
CANCER İNGRESS AÇILI ASTROKARTOGRAFİ HARİTASI

Açılı kartografide değinmek istediğim, Uranüs ve Mars hatlarının yerleşimidir. 1945’teki Uranüs-Mars İkizler kavuşumunun, İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarına denk gelmesi, 2026 ‘da, aynı coğrafi bölgelerde yeniden hizalanması, benzer temaların kolektif düzeyde tekrar gündeme gelme olasılığını işaret etmektedir. Ayrıca, ülkemizden geçen Satürn-IC üçgen hattı, devletin halkla bağ kurma çabalarını, halkın güvenliğini ve köklerini ön plana çıkarır, toprak ve altyapı konularında disiplinli, yapıcı ve kalıcı etkiler sağlayabilir.
Tarihsel Döngülerden;
1776-1778: Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi, Politik Devrim ( 4 Temmuz 1776)
Kuraklık ve tarımsal sıkıntılar, bazı bölgelerde ekonomik krizler tetiklenmiş
1944-1945: II. Dünya Savaşı, Askeri ve Teknolojik devrim
İkinci Dünya Savaşı’nı sonlandıran atom bombalarının atılması, savaş kaynaklı kıtlıklar, enerji kısıtlamaları ve teknoloji üzerinden gerçekleşen patlayıcı hareketler ile liderlerin görünürlüğü gibi gelişmeler; Mars- Uranüs kavuşumunun İkizler burcunda, hava elementinde gerçekleşmesiyle astrolojik olarak paralellik göstermekte, özellikle havadan kaynaklanabilecek kazaları ve ani, beklenmedik olayları işaret etmektedir.
2026; Bilgi ve teknoloji kaynaklı sarsıntılar, teknolojik kazalar, askeri darbeler, patlamalar, ani enerji krizleri, hızlı karar süreçleri, halk ve kaynak güvenliği, kuraklık, su ve toprak temalı etkiler, liderlerin yine etkin olduğu bir dönem olacağını görebiliriz.
2026‘ da, iletişim, ekonomi ve hareket alanlarında da büyük kırılmalar yaşanabilir. İkizler bilgiyi ve zihinsel çevikliği simgeler; Uranüs düşünme biçimimizi, Mars ise tepkimizi değiştirecektir. Dolayısıyla bu kavuşum dönemleri, teknolojik sıçramalar, iletişim devrimleri, yeni zihin modelleri ve stratejik yenilenmelerin hızla şekillendiği zamanlardır. Ancak aynı hızla, sistemlerin çökmesi, güvenlik dengelerinin sarsılması ve iletişim ağlarında krizlerin patlak vermesi de mümkündür. Bu gökyüzü, aceleyle alınan kararların, ani yön değişimlerinin ve bilgi temelli krizlerin habercisi olabilir.
Cancer İngress’te ki Başak temasıyla vurgulanan kuraklık, kıtlık, İklim değişiklikleri gibi göksel göstergelerin, tarih boyunca tekrarlanan döngüleri; Özellikle bana Hz. Yusuf’un Mısır dönemindeki, unutulmaz rüyayı hatırlattı; ‘Yedi bolluk yılı, yedi kıtlık yılı’ hazırlığın, bilincin ve inancın sembolüydü; anmadan geçemezdim.
Ancak, 4 Temmuz 2026’da İkizler’ deki Uranüs-Mars kavuşumu dikkate alındığında, olası bir kıtlığın teknolojik bir kaza veya patlamadan kaynaklanabileceği öngörülebilir. Bu durum, astrolojik açıdan gezegen konumlarının toplumsal ve teknolojik risklere işaret edebileceğini göstermektedir. 2026, aynı göksel hatırlatmanın yeni bir halkasıdır ve bilincin yönünü değiştirebilme potansiyeli taşır.
‘HER DÖNGÜ, GEÇMİŞİN YANKISINI TAŞIRKEN GELECEĞİN DİLİNİ YENİDEN YAZAR.’
Kaynaklar
Bölükbaşı, K. Y. (2022). Dünya Astrolojisi Ders Notları. Deneysel Astroloji Akademisi Yayınları.
Bonatti, G. (2007). Liber Astronomiae (The Book of Astronomy) (R. Zoller, Trans.; R. Hand, Ed.). Red Wheel/Weiser. (Orijinal eser 13. yüzyılda yayımlandı)

ŞEBNEM GÜLEZ
1975 Adana doğumluyum. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi mezunu bir Ziraat Mühendisiyim ve aynı üniversitede sınıf öğretmenliği formasyonu aldım. Gökyüzüne olan ilgim beni astrolojiye yönlendirdi. Deneysel Astroloji Akademi’de eğitimime devam ederek bu büyüleyici alanı keşfetmek benim için büyük bir anlam taşıyor.
