Tutulmalar ve geçişler, bir gök cisminin diğer bir gök cisminin etrafını kısmen veya tamamen örttüğü astronomik olaylardır. Dünya’dan iki tür tutulma görebiliriz: Güneş tutulmaları ve Ay tutulmaları. Bunlar, Güneş, Dünya ve Ay’ın düz veya neredeyse düz bir şekilde hizalanmasıyla meydana gelir.

Güneş Tutulmaları

Güneş tutulmaları yalnızca Yeni Ay evresinde gerçekleşebilir çünkü Ay, bu evrede Güneş ile Dünya arasından geçer

Ancak her Yeni Ay, Güneş tutulmasıyla sonuçlanmaz. Güneş tutulmaları yalnızca Yeni Ay, bir Ay düğümünün yakınında gerçekleştiğinde meydana gelir. Her yıl iki ile beş arasında güneş tutulması meydana gelir.

Üç tür Güneş tutulması vardır:

  • Tam Güneş Tutulması
  • Parçalı Güneş Tutulması
  • Halkalı Güneş Tutulması

Tam Güneş tutulması, Ay’ın Dünya’dan bakıldığında Güneş’i tamamen örtmesiyle meydana gelir.

Güneş Tutulması görseli. (Kaynak timeanddate.com sitesi)

Kısmi güneş tutulması, Ay’ın Güneş’in diskini yalnızca kısmen örtmesiyle meydana gelir. Hibrit güneş tutulması , yörüngesi boyunca halkalı güneş tutulmasından tam güneş tutulmasına ve tam güneş tutulmasından halkalı güneş tutulmasına dönüşen nadir bir güneş tutulması türüdür.

12 AĞUSTOS 2026 TARİHLİ GÜNEŞ TUTULMASI

12 Ağustos 2026’daki Güneş tutulması 20 derece Aslan burcunda gerçekleşecektir. Öncelikle tutulmanın lokasyonuna baktığımızda en çok etki alacak bölgeler arasında; Avrupa, Asya’nın kuzeyi, Kuzey/Batı Afrika, Kuzey Amerika’nın büyük bölümü, Pasifik, Atlantik, Arktik yer almaktadır.

12 Ağustos tarihli Ankara koordinatlarına göre 20 derece Aslan burcundaki Güneş tutulma haritası

Başlıca ülkeler: Birleşik Krallık, Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, Hollanda, Belçika, İsviçre, Avusturya, Polonya, Çekya, Macaristan, Romanya, Bulgaristan, Yunanistan, İskandinav ülkeleri (Norveç, İsveç, Finlandiya, Danimarka, İzlanda), Baltık

ülkeleri (Estonya, Letonya, Litvanya), Balkan ülkeleri (Sırbistan, Hırvatistan, Slovenya, Bosna-Hersek, Karadağ, Arnavutluk, Kuzey Makedonya) ve Doğu Avrupa’da Ukrayna, Beyaz Rusya (Belarus). Etki süresi ile ilgili olarak, Ptolemy, bir Güneş tutulmasının astrolojik etkilerinin süresinin, tutulma sırasında Güneş’in gizlendiği saat sayısı kadar yıl sürdüğüne ve bir Ay tutulmasının astrolojik etkilerinin süresinin aylarca sürdüğüne inanıyordu. C.E.O. Carter ise Güneş tutulmalarının etkilerinin en fazla 1 yıl, Ay tutulmalarının ise daha kısa süreli etki edeceğini ifade etmektedir. Bu tutulma aslan burcunun ikinci dekanında gerçekleşmektedir. Sepharial’e göre, Aslan burcunun ikinci dekanında gerçekleşen tutulmalar; asiller, yöneticiler ve yüksek statüdeki kişiler arasında kaygı ve sorunların ortaya çıkabileceğini göstermektedir. Ateş elementinde olması yangınlar ve patlamalar, savaş, şiddet ve çatışma ile ilişkilidir. Ama aynı zamanda hayal gücü ve buluş kıvılcımı da sunabilirler ve genel bir yaratıcı etkiye sahip olabilirler. Aslan burcu sabit bir burç olması sebebi ile etkisinin geç fakat kalıcı olduğu düşünülmektedir. Sepharial’e göre ayrıca sismik sarsıntılar, yeryüzünün durumu ve onun ürünleriyle, madenlerle ve yer kabuğunun içindekilerle ilgilidir. Bu tutulmanın saros döngüsü 126 nolu saros ailesine aittir ve en son bu seride yaşanan tutulma 01.08.2008 yılında yaşanmıştır. Güney 10 tutulmalarının 126 nolu saros serisinin ana teması Brady’ye göre; birçok seçeneği içeren daha olumlu bir alana hiçbir umudun görünmediği çok olumsuz bir durumdan kurtulmakla ilgilidir. Bir kişiyi etkilemiş olabilecek bir endişe aniden ortadan kalkacaktır.

Çözüm, Kozmos tarafından gösterilir ve çok fazla gecikmeden ele alınması gerekir. Aslan karşı aksı kova ile değerlendirdiğimizde, bireysel ve kollektif etkilerden bahsedebiliriz. Aslan tarafı daha bireysel iken, Kova tarafı daha çok kolektife çalışmaktır. Aslan burcunda gerçekleşecek olan bir Güneş tutulması, devlet yönetimi, otorite, güç merkezleri, üzerinde etkili olur. Tutulma anında yükselen burcun Balık olması, olayların arka planında inanç, ideoloji, empati, teslimiyet ve karmaşık duygusal süreçlerin etkili olacağını gösterir. Balık burcunun yöneticisi Jüpiter, Batı astrolojisinde eğitim, hukuk, yargı, akademi, medya, politik figürler ve inanç sistemleriyle ilişkilidir. Dolayısıyla bu tutulma ile; hukuksal süreçleri, inanç temelli tartışmaları, medya ve akademik dünyayı da ön plana taşıyabilir. Tutulmanın 6. evde gerçekleşmesi 6–12 aksını aktif hale getiriyor. Bu aks; toplumun hizmet alanlarını, tarımı, çalışma düzenini, kamu personelini, silahlı kuvvetleri, orduyu, sağlık sistemini, salgın hastalıkları, işçileri, sendikaları, hastaneleri, hapishaneleri ve gizli servisleri kapsar. Aynı zamanda 12. ev etkisiyle gizli düşmanlar, perde arkası olaylar, doğal afetler, hastaneler, hapishaneler, ülkenin gizli yapılanmaları ve ruhsal sağlık konuları da tetiklenir. Bu tutulmayla birlikte; Devletin hizmet yapısında yeniden yapılanma ve reform ihtiyacı, kamu sağlığı ve sağlık sisteminde dönüşüm, iş gücü piyasalarında dalgalanmalar ve artan işsizlik oranları, askerî ve güvenlik alanlarında dikkat çekici gelişmeler gündeme gelebilir. Aslan burcunun otoriter ve gösterişli doğasıyla birleştiğinde bu tutulma, devlet otoritesinin gücünü vurgulamak veya göstermek istediği olayları beraberinde getirebilir. Halkın bağlı olduğu sistemlerde özellikle kamu kurumları güvenlik, sağlık ve eğitim alanlarında yeniden yapılanma, görev değişiklikleri veya yönetimsel dönüşümler öne çıkabilir. Tutulmanın koç burcundaki Retro Satürn ile uyumlu açısı, devletin yönetim biçimi, liderliği ve işleyiş sisteminde geçmişten gelen sorumlulukların yeniden ele alınması, daha disiplinli, kararlı ve sağlam bir idari düzenin kurulması, hizmet, sağlık, memuriyet ve kamu alanlarında reform süreçlerinin başlaması, geçmiş hatalardan ders alınarak yeniden yapılanma enerjisinin devreye girmesi anlamına gelebilir. 7. evde yöneticiliğini üstlendiği Terazi burcunda güçlü konumda bulunan Venüs’ün, 6. evdeki Aslan tutulmasıyla oluşturduğu 45°’lik yarım kare açı; diplomatik ilişkiler, uluslararası anlaşmalar ve toplumsal uzlaşı süreçlerinde uyum arayışı ile otorite temelli düzenlemeler arasında gerilimli fakat geliştirici bir etkileşime işaret eder. Bu açı, kısa vadede diplomatik sürtüşmelere neden olsa da, uzun vadede denge ve iş birliğini yeniden tesis etme potansiyelini taşır. 1. Evde yer alan Retro konumdaki koç burcunda yer alan Neptün ile Venüs’ün karşıt açısı; diplomatik süreçlerde gerçekçi olmayan beklentiler, yanlış algılar veya yanıltıcı ittifaklar riskini artırır. Ancak bu açı aynı zamanda, geçmişte görmezden gelinen ya da idealize edilen ilişkilerin artık daha net görülerek yeniden tanımlanması sürecini de başlatır. Merkür’ün tutulmaya eşlik etmesi medya, diplomasi, ulaşım, bilgi akışı, anlaşmalar ve propaganda kanalları üzerinden şekilleneceğini gösteriyor. 4. ve 7. evlerin yöneticisi olması sebebiyle, ülke içi güvenlik, sınırlar, müttefikler, anlaşmalar ve diplomatik ilişkiler öne çıkıyor. Bu yerleşim özellikle toprak, maden, tarım ürünleri ve üretim politikalarıyla bağlantılı konuların uluslararası arenada gündeme taşınabileceğini anlatır. Bu dönemde, anlaşmaların perde arkasında toprak hakları, enerji veya su kaynakları gibi stratejik meseleler yer alabilir. Diğer yandan Mars’ın Yengeç’te sıfır derecede ve 4. evde olması, ülke güvenliği, ordunun hareketlenmesi, iç tehditler, askeri stratejiler ve halkın barınma, güvenlik, korunma ihtiyacıyla doğrudan ilişkilidir. Mars burada düşüştedir, bu da askeri veya savunma temalarında kırılganlık, aceleci veya duygusal tepkiler, savunma refleksiyle hareket etme eğilimini vurgular. Sıfır derece oluşu ise yeni bir askeri yapılanma, güvenlik politikası değişimi ya da sınır bölgelerinde hareketliliğin başlaması gibi “yeni bir döngünün” tetikleneceğini gösterir. Yengeç teması halkın güvenlik duygusuyla ilgilidir; dolayısıyla bu tutulma sürecinde gündeminde barınma, yer değişimi, iç göç, deprem, afet yönetimi, milli aidiyet ve koruma duygusu gibi konular da önemli hale gelebilir. Mars’ın düşüşte oluşu nedeniyle bazı olaylarda duygusal tepkiler, fevri çıkışlar ya da plansız askeri/stratejik hamleler dikkat çekebilir. Ülkemiz açısından incelediğimizde, 3. evinde yer alan Neptün ile tam kavuşum yapması, iletişim, medya, ulaşım ve toplumsal bilinç alanlarında önemli etkiler yaratabilir. Ayrıca Merkür ve Jüpiter’in 2. Evde oluşu, ekonomik göstergeler, finansal güven, milli gelir, üretim kaynakları ve para politikaları üzerinde etkili olacağını gösterir. Bu yerleşim, ülke gündeminde mali büyüme hedefleri, yatırımlar, gelir dağılımı ve ekonomik reformlar gibi konuların ön plana çıkabileceğini anlatır. Jüpiter burada genişleme ve büyüme arzusu getirirken, Merkür ise ticaret, anlaşmalar, vergi politikaları ve para akışına dair iletişim süreçlerini temsil eder. Dolayısıyla tutulma döneminde ekonomiyle ilgili açıklamalar, bütçe düzenlemeleri, vergi, maaş politikalarına yönelik yeni kararlar gündeme gelebilir. Ekonomik alanlarda daha iyimser büyüme yönünde gelişmeler görülebilir.

Mars’ın 0° Yengeç’te Türkiye’nin Ay’ı ile kavuşumu, halkın duygusal güvenliği ve milli aidiyet duygusunu anlatabilir. Bu görünüm, toplumda korunma ihtiyacı, hassasiyet ve tepkisellik yaratabilir. Mars düşüşte olduğu için duygusal patlamalar, ani tepkiler ve savunma refleksleri öne çıkabilir. Aynı zamanda güvenlik, ordu ve sınır politikaları gibi konularda hareketlilik ve halkın bu temalara duyarlılığında artış görülebilir. Venüs’ün Terazi burcunda Türkiye haritasının Mars’ı ile kavuşumu, diplomasi ve ilişkilerde hareketlilik getirir. Bu görünüm, barış ve uzlaşı arayışını desteklerken, aynı zamanda çıkar çatışmaları ve politik rekabetleri de tetikleyebilir.

Kısacası, önce gerilim ardından denge kurma sürecini temsil eder. Genel olarak bu tutulma, Türkiye için devlet otoritesinin yeniden yapılandığı, ülkenin kabinesi ile ilgili bazı sistem değişimleri yaşanabileceği, güvenlik ve ekonomi merkezli bir dönüşüm dönemini başlatabilir. Halkın duygusal hassasiyetinin arttığı, yönetimlerin güç sınavından geçtiği; ancak diplomasi, reform ve bilinçli adımlarla krizden güçlenerek çıkma potansiyelinin de bulunduğu etkiye sahip diyebiliriz. Ayrıca sağlık açısından bakıldığında daha önceki Aslan-kova aksındaki tutulmalarda salgın hastalıklar görülmüştür. Örneğin, 1915 yılında Kova ve Aslan burçlarında yaşanan tutulma büyük vebadan hemen önceki tutulmadır. Etki zamanları açısından incelendiğinde, Ptolemy’e göre batı ufkuna düşen bir tutulma, etkisini genellikle son üç ay içerisinde göstermeye başlar. Sepharial’e göre, tutulma derecesine kavuşum veya karşıt açı yapan bir gezegen, tutulma ile sembolize edilen olayların ortaya çıkacağı zamanı belirlemede anahtar rol oynar. Tutulma noktasına transit yapan gezegenin doğası ise bu olayların hangi nitelikte gelişeceğini gösterir. C.E.O. Carter da benzer şekilde, tutulmayla bağlantılı olayların genellikle transit Güneş’in tutulma noktasına ilk kare açısında ya da transit Mars’ın bu nokta ile kavuşum yaptığı dönemde açığa çıkmasının muhtemel olduğunu belirtmiştir. Bu bilgiye göre Aslan burcundaki tutulmanın da etkileri, tetiklenme tarihleriyle birlikte değerlendirildiğinde dikkat çekici bir zaman çizelgesi sunmaktadır. Tutulmanın tetiklenme olasılığı yüksek olan tarihler şu şekildedir:

  • 22 Ağustos 2026
  • 23 Eylül 2026
  • 3 Ekim 2026 (+ / – 14 gün)
  • 4 Kasım 2026 (+-7 gün). Bu tarihte Mars, Aslan burcunda tutulma noktasıyla tam kavuşum yapacaktır.
  • 12 Kasım 2026 (+- 3 gün)
  • 26 Ocak 2027 (+- 7 gün)
  • 9 Şubat 2027

Özellikle 2 Nisan 2027 tarihi dikkat çekicidir. Mars, tutulma noktasına ilk kavuşumundan sonra retro harekete geçerek bu tarihte aynı noktaya yeniden kavuşacaktır. Üstelik bu tarihte Retro hareketini tamamlayarak düz hareketine başlamak üzere “S” olarak adlandırılan durağan (stationary) pozisyonda bulunacaktır. Mars’ın tutulma noktasına transit geçişleri; savaş, patlama, anlaşmazlık ve toplumsal tepkilerin yoğunlaşması gibi olayları tetikleyebilir. Bu nedenle, 4 Kasım 2026 tarihinde patlak verecek temaların 2 Nisan 2027 civarında yeniden gündeme gelmesi, hatta daha gergin bir biçimde ortaya çıkması olasıdır. Bu tarihe baktığımızda etsi süresinin son 3 aya denk gelmesi hayli dikkat çekici.

Ay Tutulma

Ay’ın kendi ışığı yoktur. Yüzeyi Güneş ışınlarını yansıttığı için parlar. Ay tutulması, Dünya’nın Güneş ile Ay arasına girmesi ve Güneş ışınlarının Ay’a doğrudan ulaşmasını engellemesiyle meydana gelir. Ay tutulmaları yalnızca Dolunay’da gerçekleşir.

Üç çeşit ay tutulması vardır: tam , parçalı ve yarı gölgeli. Sepharial’e göre Ay tutulmaları, insanların yaşam koşulları, duygusal durumları ve onları doğrudan etkileyen olaylarla bağlantılıdır. Ay tutulmaları yeni başlangıçları, somut ortaya çıkan etkileri belirler. Bu tutulmanın KAD tarafında olması nispeten daha şanslı görünür.

28 AĞUSTOS 2026 TARİHLİ AY TUTULMASI

28 Ağustos 2026 tarihinde 4 derece Balık burcunda bir Kısmi Ay tutulması gerçekleşecektir. Öncelikle tutulmanın lokasyonuna baktığımızda tutulmanın en azından bazı kısımlarını görecek bölgeler; Avrupa, Asya’nın Batısı, Afrika, Kuzey Amerika, Güney Amerika, Pasifik, Atlantik, Hint Okyanusu, Antarktika. Ayrıca İstanbul’dan bu tutulma görülebilecektir. Bu tutulma balık burcunun birinci dekanında gerçekleşmektedir. Sepharial’e göre, bu dekan rahiplere ve dini yerler acı getireceğini göstermektedir. Balık burcu değişken bir burç olması sebebi ile insanların durumu ve ticaret ile ilişkilendirilir. Etkilerinin az olduğu bilgisine sahibiz. Süreç belirsiz olup, koşullar değişiklik gösterebilir. Bu tutulmanın saros döngüsü 138 nolu Güney saros ailesine aittir. Bu serideki en son yaşanan tutulma ise 16.08.2008 tarihindedir. Güney 15 tutulmalarının138 nolu saros serisinin ana teması Brady’ye göre; Bu dizi gerilimin serbest bırakılmasıyla ilgili. Uzun süredir. Balık Başak aksı hizmet ve sağlık aksıdır. Başak kolektife hizmet etmeyi anlatırken, balık daha ruhsal anlamda kendini adayan bir yapıyı anlatır. Balık burcunda gerçekleşen bir tutulma, dünya astrolojisinde kültürel dönüşümler, dini ve ahlaki değerlerde değişimler, ilaç ve kimyasal maddelerle ilgili gelişmeler ile bağlantılıdır. Ayrıca şifahaneler, hastaneler, denizler, okyanuslar ve suyla ilgili doğa olayları bu dönemde öne çıkar. Yükselende Başak burcunun olması, olayların daha somut, pratik çözümler, analiz, düzen kurma ve sorumluluk bilinciyle yönetilmesi gerektiğini gösterir. Ancak Ay’ın Balık burcundaki tutulması, kolektif bilinçte yoğun duygusallık, karmaşa, manipülasyon ve kurban psikolojisi enerjilerini tetikleyebilir. Bu nedenle hem bireysel hem ulusal düzeyde “gerçek ile hayal, düzen ile dağınıklık” arasında bir denge kurma süreci başlar. Element açısından su burcunda olması, su ile ilgili konular, yağışlar, deniz kazaları, duygusal sorunlar, huzursuzluklarla ilgilidir. Tutulmanın 6. evde gerçekleşmesi 6–12 aksını aktif hale getiriyor. Bu aks; toplumun hizmet alanlarını, tarımı, çalışma düzenini, kamu personelini, silahlı kuvvetleri, orduyu, sağlık sistemini, salgın hastalıkları, işçileri, sendikaları, hastaneleri, hapishaneleri ve gizli servisleri kapsar. Aynı zamanda 12. ev etkisiyle gizli düşmanlar, perde arkası olaylar, doğal afetler, hastaneler, hapishaneler, ülkenin gizli yapılanmaları ve ruhsal sağlık konuları da tetiklenir. Tutulmanın yöneticisi Jüpiter’in Aslan burcunda ve 11. evde bulunması, ekonomik ve toplumsal alanlarda önemli düzenlemelere işaret eder. Bankalar, hazine, yargı, eğitim, dış ticaret ve finans kurumlarında genişleme ya da dikkat çekici gelişmeler görülebilir. Ancak Aslan’daki Jüpiter abartılı kararlar ve aşırı iyimser tutumlar nedeniyle riskli adımları da gündeme getirebilir. 11. ev konumu bu etkileri parlamento, yasa tasarıları ve merkez bankası gibi kurumlar üzerinden yansıtır. Sonuç olarak, halkın refah ve adalet beklentilerinin arttığı; ekonomik reform, yasalar ve finansal politikaların yeniden şekilleneceği bir dönemi anlatır. ortaya çıkması veya devlet kurumlarında çözülmeler gündeme gelebilir. Aynı zamanda istihbarat, sağlık kurumları ve kapalı sistemlerde (hapishane) yeniden yapılanma ihtiyacını vurgular. Mars Yengeç, 10. evde ve 11. evi kesen burçta yer almaktadır. Aynı zamanda Ay’la uyumlu açı yapması, ülke yönetimi halk ve toplumsal hedefler arasında güçlü bir dayanışma enerjisini anlatır. 10. ev Mars yönetim, ordu, savunma ve otoriteyi, Yengeç burcu ise vatan, güvenlik, koruma ve aidiyet duygusunu temsil eder. Halkın beklentilerine yönelik adımlar atma eğiliminin güçleneceğini, özellikle meclis, yasalar, sosyal yardımlar ve toplumsal dayanışma alanlarında daha koruyucu ve duygusal kararlar alınabileceğini gösterir. Haritada Uranüs’ün apeksinde tutulmaya bir T-kare açı görülmektedir. Bu görünüm sağlık, hizmet ve kamu düzeni alanlarında ani değişim ve dijital dönüşüm süreçlerini tetikleyebilir. Bilgi, iletişim ve teknoloji kaynaklı sarsıcı gelişmeler yaşanabilir. Ayrıca ülkenin dış ilişkiler, hukuk, eğitim ve yönetim alanlarında ani dönüşümler, yön değişimleri ve reform süreçleri başlatabilir. Başlangıçta kaotik etkiler getirse de, bu süreç sonunda sistemlerin yenilenmesi ve reform niteliğinde dönüşümlerle sonuçlanabilir. Başta zorlayıcı gibi görünse de, değişime direnç göstermemek ve sürece uyum sağlamak gerekecektir. Ülkemiz açısından değerlendi-rildiğinde, tutulma 9. evde gerçekleşmekte ve karşı aksıyla birlikte 3–9 akslarını tetiklemektedir. Bu durum, dış ilişkiler, yargı, üniversiteler, akademisyenler, ihracat ve ithalat, komşu ülkelerle ilişkiler, ulaşım, medya, iletişim, kültür ve eğitim alanlarında önemli değişimlerin yaşanabileceğini gösterir. Ülkenin uluslararası bağlantıları, akademik dünyası ve iletişim ağları üzerinde dönüşüm süreci başlayabilir. Özellikle medya ve bilgi akışında yeni düzenlemeler, dış ticarette yön değişiklikleri, diğer ülkelerle anlaşmalar, yargı ve eğitim sisteminde revizyonlar gündeme gelebilir. Merkür’ün yönettiği Başak burcunda, tutulmadaki Ay’a karşıt açı yapması; alınacak kararlar, söylemler veya açıklamalar konusunda halk ile yöneticiler arasında fikir ayrılıklarına ve iletişimsel gerilimlere yol açabilir.

Yönetim tarafından atılacak adımların rasyonel temelleri güçlü olsa da, halkın duygusal beklentileriyle örtüşmeyebilir. Mars Yengeç’te olduğunda halkın güvenlik, aidiyet ve korunma ihtiyacı artar. ASC ile kavuşumda olması ise bu enerjiyi doğrudan ülkenin genel atmosferine taşır; yani toplum, alınan kararlara karşı duygusal tepkiler verebilir.

Ay’ın ülkemizin ASC’si ve Güneş’i ile yaptığı uyumlu su üçgeni; yönetim-halk arasındaki bağın güçlendiği, duygusal dayanışmanın artabileceği, iç huzur ve birlik duygusunun ön plana çıktığı bir süreci anlatır. Genel olarak bu tutulma, Türkiye için dış ilişkiler, yargı, iletişim, ekonomi, sağlık ve kamu düzeni alanlarında köklü değişimlerin yaşanacağı; başlangıçta karmaşık ancak uzun vadede toparlanma ve yeniden yapılanma getiren bir süreci işaret eder. Etki zamanları açısından incelendiğinde, Ptolemy’e göre batı ufkuna düşen bir tutulma, etkisini genellikle son üç ay içerisinde göstermeye başlar.

Sepharial’e göre, tutulma derecesine kavuşum veya karşıt açı yapan bir gezegen, tutulma ile sembolize edilen olayların ortaya çıkacağı zamanı belirlemede anahtar rol oynar. Tutulma noktasına transit yapan gezegenin doğası ise bu olayların hangi nitelikte gelişeceğini gösterir.

C.E.O. Carter da benzer şekilde, tutulmayla bağlantılı olayların genellikle transit Güneş’in tutulma noktasına ilk kare açısında ya da transit Mars’ın bu nokta ile kavuşum yaptığı dönemde açığa çıkmasının muhtemel olduğunu belirtmiştir.

Bu bilgi ışığında, Balık burcundaki tutulmanın etkilerinin de tetiklenme tarihleriyle birlikte değerlendirildiğinde dikkat çekici bir zaman çizelgesi sunduğu görülmektedir.

Tutulmanın tetiklenme olasılığı yüksek olan tarihler şu şekildedir:

  • Transit Ay’ın tutulmaya yaptığı ilk kare açı 03.09.2026, karşıt açısı 10.09.2026 tarihidir.
  • 13.09.2026 tarihinde transit Merkür tutulmaya ilk kare açısını yapacak.
  • 27.09.2026 tarihinde transit Güneş tutulmaya ilk kare açısını yapacak.

ASLI ZOR

15 Temmuz 1980 İstanbul doğumlu. Anadolu Üni. İşletme Fakültesi mezunudur. 23 yıl boyunca özel bankada görev alarak emekli olmuştur. Bilinmeyene duyduğu merak, astroloji ve tasavvuf ilmiyle onu tanıştırmıştır ve bu alanlarda gelişim ve varoluşu anlamaya yönelik eğitim serüvenine başlamıştır. “Gezegenlerin ve sistemin bize anlattığı mükemmel dili keşfetmeye çalışıyorum.” diyor.