Adalet, Esaret ve Mekân Üzerine Bir İnceleme

Alışık olduğumuz astroloji insanların doğum haritalarına bakmak olsa da aslında canlı / cansız her konu, durum ve olayın zamana attığı bir çentik vardır. Bir yapının faaliyete geçtiği an, o kurumun işleyiş biçimi, krizleri ve görünür olmayan dinamikleri hakkında önemli ipuçları taşır. Bugün çok ilginç bir konuya giriş yapacağız ve duvarların, tel örgülerin içinden gökyüzüne bakacağız.

İstanbul, Silivri’de yer alan ve dünyanın en büyük yedi cezaevi kompleksinden biri olan Marmara Ceza İnfaz Kurumları’nı, açılış tarihine ait astrolojik harita üzerinden inceleyeceğiz. Daha da derine inerek analizde, Local Space tekniğiyle mekânsal yerleşimleri de analiz edeceğiz.

Çalışmanın ilerleyen bölümlerinde, yapının Türkiye haritası ile kurduğu sembolik bağlar da ele alınacaktır.

Amaç bir yargı dağıtmak değil; bir mekânın ne anlattığını astrolojik semboliklerle gözlemlemek.

Yasal ve Metodolojik Çalışmalar Hakkında Açıklama

Çalışma, astrolojinin sembolik ve kültürel yorum geleneği çerçevesinde hazırlanmış olup, bilimsel veya hukuki bir bilirkişi raporu niteliği taşımaz!

Kullandığım tüm tarihsel, mekânsal ve kurumsal bilgiler; T.C. Adalet Bakanlığı’nın kamuya açık kurum tanıtım sayfaları, resmî basın açıklamaları, ulusal ve uluslararası haber ajanslarında yayımlanmış haberler, açık kaynak harita servisleri (Google Maps ve benzeri) ve kamuoyuna açık görsel–metinsel veriler üzerinden derlendi.

Çalışma kapsamında gizli, özel ya da erişimi kısıtlı herhangi bir bilgi kullanılmadı; analizler yalnızca kamuyla paylaşılan verilerin astrolojik ve sembolik yorumlanmasıyla sınırlandırıldı.

Metinde yer alan değerlendirmeler hukuki, idari veya cezai bir yargı oluşturmayı amaçlamamakta; astrolojinin sembolik dili aracılığıyla bir mekânın zamansal anlam ve katmanlarını incelemeyi hedeflemekte.

Marmara Ceza İnfaz Kurumları: Yapı, İsim ve Başlangıç Anı

Marmara Cezaevi, resmî adıyla Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü[1], İstanbul’un Silivri ilçesinde yer alıyor. Kamuoyunda uzun yıllar “Silivri Cezaevi” adıyla anıldığı için o dönemin Belediye Başkanı tarafından ilçenin kamusal imajına zarar verdiği gerekçesi ve Adalet Bakanlığı’nın da kararıyla 2022 yılında “Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü” adını aldı.[2] Aslında yapımı 2008, Haziran ayında tamamlandı. O nedenle 2008’e dönerek ana referans noktası bulacağız. Çalışmada kullandığım astrolojik harita, resmî bir açılış törenine ait sembolik zamanlama değil. Çünkü bu konuda halka açık bir belge, bildirim yok. Fakat cezaevi sisteminin fiilen çalışmaya başladığı operasyonel başlangıç anı bu gibi incelemeler için son derece faydalı oluyor. O nedenle İstanbul’da 41 yıl boyunca hizmet vermiş olan Bayrampaşa Cezaevi’nden Marmara Ceza İnfaz Kurumları’na gerçekleştirilen ilk büyük ölçekli nakil sürecini belirleyici kabul ettim. Resmî kaynaklara göre nakil işlemleri 6 Haziran 2008 tarihinde, saat 14.30 itibarıyla başlamıştır.[3]

Astrolojik açıdan bir kurumun “doğum anı”nı belirlerken, sembolik törenlerden ziyade sistemin fiilen devreye girdiği, işlevini yerine getirmeye başladığı zaman dilimini esas almayı tercih ediyorum. Örneğin bir marketin haritasını incelerken marketin açılışını değil, yazar kasadan kesilen ilk fişi referans almanın önemli olduğu gibi ya da bir geminin yapım anını değil, onun ilk suya indiriliş anını referans almak gibi düşünebilirsiniz.

Şirket ya da kurum haritalarıyla çalıştıkça daha çok deneyim odaklı bir metot yürüteceğinize eminim. Zaten haritaların doğruluğu kadar işlevselliği de önemli ki asıl amacımız olayların astrolojik sembolizmini keşfetmek. Başta da belirttiğim gibi bir yargı yapmak ya da bilirkişi raporu vermek değil.

Tüm bu nedenlerle Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nün açılış haritasını, 6 Haziran 2008, saat 14.30, İstanbul olarak ele alacağım. İncelemenin ilerleyen bölümlerinde görüleceği üzere, zaman bilgileri hem haritanın iç tutarlılığı hem de kurumun sonraki işleyiş biçimleri açısından son derece anlamlı sembolik göstergeler sunuyor.

Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü – Ön Bilgilendirme

Harita incelemesine geçmeden önce, ele aldığım yapının temel özelliklerini kısaca belirtmek istiyorum. Çünkü kurumsal bir doğum haritası yorumlanırken, yapının ölçeği, işlevi ve nasıl bir sistem olarak tasarlandığı belirleyici olacaktır.

Kampüs gerçekten çok kapsamlı bir yapı diyebilirim. Yaklaşık 11.000 kişilik kapasiteye sahip büyük ölçekli bir yerleşkeden söz ediyoruz.

  • 8 adet L tipi kapalı ceza infaz kurumu
  • 1 adet kadın kapalı cezaevi
  • 1 adet açık ceza infaz kurumu
  • Yüksek güvenlikli duruşma salonları (çok sanıklı davalar için)
  • Kurum hastanesi ve sağlık birimleri
  • Personel lojmanları (kampüs içinde yerleşik)
  • İdari ve teknik altyapı alanları

Yerleşke içinde, yüksek güvenlikli duruşma salonlarının bulunması özellikle önemli. Çünkü yargı sürecinin fiilen yürütüldüğü bir merkez olarak da düşünmeliyiz. Özellikle çok sanıklı ve kamuoyunda geniş yankı uyandırmış davaların burada görülmesi, kampüsün hukuki ve sembolik ağırlığını artırıyor. Türkiye kamuoyunda; adalet, esaret ve ifade özgürlüğü tartışmalarıyla ilişkilenen bir mekân ile ilgilendiğimizi hatırlamalıyız. Haliyle cezaevinin haritasında inceleyeceğimiz göstergeler, sistemsel işleyiş ve kolektif anlam üzerinden değerlendirmeliyiz.

Marmara Ceza İnfaz Kurumları Astrolojik Haritası

Yargı, adalet, hukuk dediğimizde akla gelen ilk burç Terazi olsa gerek. Cezaevinin haritasında yükselen burç, en kritik imzayı atıyor. Bir kurum haritasında yükselen burç, o yapının kendini dış dünyaya nasıl tanıttığını ifade eder. Burada Terazi; “adalet, denge ve hukuk” kavramları üzerinden tanımladığını gösteriyor.

Ancak önemli bir kırılma var. Terazi’nin yöneticisi Venüs İkizler’de ve haritada güçlü bir İkizler stelyumu (Güneş, Merkür, Venüs) bulunuyor. Venüs haritanın hem gün hem de saat yöneticisi. Ancak bir gündüz haritası (Güneş yatay ufkun üzerinde) olarak kendi sektinde değil (Ex Condition). Bu nedenle adalet temasının daha çok dosya, belge, ifade, söz, dava ve hukuki metinler üzerinden işlediğini gösteriyor.

İkizler doğası gereği değişken, yoruma açık ve istikrarsız bir biçim hakim. Dolayısıyla harita, adaletin sabit ve yerleşik bir ilke olmaktan ziyade; sözel, hukuki ve bürokratik süreçler içinde şekillenen bir zeminde çalıştığını anlatıyor.

Tepe Noktası (MC) Yengeç

Haritanın bir diğer çarpıcı göstergesi, Ay’ın Yengeç burcunda ve en tepede köşe evde bulunması diyebiliriz. Astrolojide Yengeç burcu; koruma, kapatma, içeride tutma, muhafaza etme ve sınır çizme temalarıyla ilişkilidir.
Cezaevi gibi kurumlar söz konusu olduğunda Yengeç sembolizmi, “dışarıdan ayır, içeride tut” prensibini çok net biçimde anlatır.

Ay’ın kendi yönettiği burçta ve üstelik köşe evde yer alması, yapının kaderinin insanları barındırmak, kapatmak ve koruma adı altında sınırlamak üzerine kurulu olduğunu gösteriyor. Bu kadar net bir imza, rastgele seçilmiş bir saatle ortaya çıkmazdı. Harita, işleviyle birebir örtüşen bir zamanlama sunduğu gözleyebiliyoruz.

Ay’ın Açıları ve Fazı

Haritanın temel taşı Ay’ı aldığı açılar ve faz dinamikleriyle değerlendirdiğimizde, yapının işleyişine dair daha katmanlı bir tabloyla karşı karşıya kalıyoruz. MC burcu Yengeç’in yücelim yöneticisi Jüpiter, retro durumda ve Jüpiter’in doğasına ters bir konumda Oğlak’ta yer alıyor. Kısaca, genişletmek yerine sınırlayan, büyütmek yerine daraltan bir işleyiş.

Jüpiter, adaleti, ilahi kavramları, mahkeme ve yargı süreçlerini sembolize ettiğinden burada gayet önemli bir gösterge diyeceğiz. Ay ile Jüpiter arasındaki karşıt açı ise “kamu” ve “otorite” kavramları arasında sürekli bir gerilim yarattığını düşündürüyor.

  • Ay (Yengeç): barındırmak, muhafaza etmek, içeride tutmak
  • Jüpiter (Oğlak, retro): yasa, düzen, devlet aklı, hiyerarşi

Karşıt açı, cezaevinin temel söylemi olan “koruma ve adalet” temasının, pratikte devlet disiplini ve kontrol mekanizmalarıyla çatıştığını ifade ediyor olabilir. Jüpiter’in retrosu, adalet ve hukuk ilkelerinin ileriye doğru genişlemekten çok, geri çağrılan, yeniden yorumlanan ya da daraltılan bir biçimde çalıştığını ima edecek.

Ay’ın bir diğer önemli teması, Uranüs ile kurduğu üçgen açı.

  • Uranüs, Balık burcunda, 6. evde
  • Ay ile üçgen açı paylaşıyor. (1° Seperating)

Uranüs doğası gereği, cezaevinin günlük işleyişinde beklenmedik, olağandışı ve ani durumlara açık bir yapı olduğunu gösteriyor. Balık burcu, belirsizlik, kaos, çözülme ve sınırların bulanıklaşması temalarını gündeme getirirken; 6. ev vurgusu etkilerin doğrudan günlük düzen, rutinler ve çalışma sistemi içinde yaşandığını düşündürüyor.

Ay–Uranüs üçgeni, içerideki yaşamın zaman zaman ani kararlar, sürpriz uygulamalar ve öngörülemeyen düzenlemelerle şekillenebileceğini ifade edecek. Yani klasik ve katı bir cezaevi modelinden ziyade; duruma göre esneyen, anlık müdahalelere açık bir işleyiş durumu gözlemlenebilir.

Çoğu zaman gözden kaçan göstergelerinden biri, Ay’ın deklinasyon dışı (out of bounds) olmasıdır. Haritada deklinasyon dışı Ay, olayların alışılmış sınırların dışında çalıştığını, kontrol edilmesi zor, tepkileri aşırı ve öngörülemez olabileceğini anlatacak.

Cezaevi bağlamında ise çok semboliktir. Çünkü Ay burada “mahkumları” anlattığı gibi; toplumsal duyarlılığı, vicdanı ve kolektif düşünceleri de temsil ediyor.

Alışılmadık bir Yeniay fazı

Haritada Ay–Güneş açısı yaklaşık 37°. Teknik olarak Yeniay fazı diyeceğiz.  Fakat Güneş (İkizler) Ay ile aynı burçta değil. Bu çok kritik bir detay. Çünkü faz konumu bize şunu anlatıyor.

Sistem tam olarak “doğduğu anda” değil, çalışmaya başladığı anda. Yani burada, büyük bir açılış töreni yok, sembolik bir başlangıç yok, fakat kapılar açılmış ve insanlar içeri alınmış. Yani saat ve tarih konusundaki seçimlerimizi netleştirebiliyoruz. Yerleşim, cezaevinin nakil işlemleriyle fiilen devreye girmesi olgusuyla birebir örtüşüyor. Harita, “resmî kimliğin sonradan oturduğu” bir başlangıcı tarif ediyor.

Başı Çeken Gösterge: Plüton

Marc Edmund Jones’un bize armağan ettiği harita tiplerine göre yapının şemasında lokomotif tip görüyoruz ve burada başı çeken lider gezegen Plüton olarak görülüyor.

Plüton: 0° Oğlak (retro) konumda. 0°’de olması yeni bir dönemin başlangıcına, Oğlak burcunda yer alması ise devlet, kurumlar, hiyerarşi ve otoriteyle ilgili bir yapı inşasına işaret ediyor. Retro konum ise sistemin geri dönüşü zor, kapatılması kolay olmayan, uzun vadeli bir süreç ihtiva ettiğini düşündürüyor. Kısaca, Marmara Cezaevi’nin geçici bir yapı ya da kısa vadeli bir çözüm olmadığını; aksine devletin uzun soluklu bir güç ve kontrol sistemi olarak kurgulandığını açıkça söyleyebiliriz.

Element Dengesi, Düğümler ve Sistem Dinamikleri

Haritanın genel element dağılımına bakarsak ateş elementinde sadece Mars gezegeninin bulunduğunu söyleyebiliriz.  Bir kurum haritası için son derece anlamlı bir durum.

Astrolojide ateş elementi; irade, canlılık, kendiliğinden hareket etme ve “ben” dürtüsüyle ilişkilidir. Aslan’daki Mars; otorite, güç gösterisi, kontrolün görünür kılınması, “merkez bende” tavrı vb. temaları vurgular. Cezaevi bağlamında, gücün sembolik ve caydırıcı biçimde sergilendiği bir işleyişe işaret ediyor. Yani yapı, gücü temsil etme işlevi görüyor.

Mars’ın Güney Ay Düğümü ile kavuşumu, haritanın en kritik göstergelerinden biri. Güney Ay Düğümü, geçmişten gelen alışkanlıkları, otomatikleşmiş davranış kalıplarını ve artık aşılması gereken refleksleri temsil eder.

Mars ile birleştiğinde, “güç kullanarak çözme” alışkanlığının sistemin kolektif bilinçteki bir yansıması gibi olduğunu düşündürüyor.

Çünkü astrolojik sembolizmde bu konfigürasyon; “kriz çıktığında baskı artar, itiraz geldiğinde zor devreye girer, düzen sarsıldığında güç olaya yön verir” demektir.

Ve bu tepkiler çoğu zaman bilinçli bir tercih değil; refleksif bir savunma mekanizmasıdır.
Aslan vurgusu nedeniyle güç, zaman zaman kişiselleşebilir; otorite figürleri öne çıkabilir ve emir–itaat ilişkisi neredeyse teatral (Aslan) bir boyut kazanabilir.

Burada Güney Düğüm, Ülke kuruluş haritasındaki Neptün ile aynı (20° Aslan) derecededir. Dünya (mundane) astrolojide Neptün, sol görüşü anlatır.[4] Fakat genel olarak darbeleri, yozlaşmaları, görülmez spekülatif olayları da sembolize eder. Mundane astrolojide Neptün, kolektif ideolojiler, kitle hareketleri, görünmeyen yapılar ve ideolojik çözülmelerle ilişkilendirilirken (Ebertin; Barbault; Greene), Uranüs daha çok bireysel özgürlük, liberal kopuşlar ve ani politik yön değişimleriyle bağdaştırılır (Barbault; Tarnas). Bildiğiniz gibi kurum ilk olarak Ergenekon davaları ile geniş ölçekte kamuoyunun gündemine girmişti. Sonra Balyoz, KCK, darbe girişimleri ve Gezi olayları ile devam etti. Her biri Türkiye’nin kolektif hafızasında derin izler bırakan süreçler olarak astrolojide Neptün ile Güney Ay düğümü sembolizmine birebir örtüşüyor. Mars’ın bu konfigürasyonda yerleşimi ise hareketin kriz anlarından, emirlerden ya da dış baskılardan doğduğunu ifade etmekte diyebiliriz

Haritanın Kuzey Ay Düğümü’ne baktığımızda, yön Kova burcunu işaret ediyor ve burada da Neptün yer alıyor. Sistemin öğrenmesi ve geliştirmesi gereken alanlarını Kova temalarıyla özetlersek; objektiflik, kişiselleştirmeden bakabilme, ilke ve sistem bilinci, bireyden çok kolektif fayda anlamlarını söyleyeceğiz.

Kısaca Ay düğümleri aksı: “Kişisel otoriteden, ilkeye dayalı sisteme geçiş” demektedir.

Retro Göstergeler: Merkür Rx & Jüpiter Rx

Merkür Rx (İkizler), tekrar eden dosyalar, geri alınan ifadeler, bitmeyen davalar, sürekli revize edilen anlatılar demekken Jüpiter Rx (Oğlak) hukukun ağır işlemesi, kararların geriye dönük sorgulanması, adaletin zamanla tartılması olarak ifade edilebilir.  İkisi birlikte, hukuk ve anlatının ileriye doğru akmak yerine geri dönerek ilerlediği bir sistem ortaya çıkıyor.

Cezaevi bağlamında uzun tutukluluk süreleri, geciken kararlar ve “sonradan fark edilen” adaletsizliklerle örtüşen bir sembolizm sunabilir. Ayrıca Merkürharitada final dispozitör olarak da yer alıyor. Ay ile birlikte belirleyici rol üstleniyorlar. Haritayı bütünsel olarak incelerseniz neredeyse tüm yolların Merkür’e çıktığını rahatça gözleyebilirsiniz. Merkür, İkizler’de güçlü gibi görünebilir fakat kendi sekt konumunda değil, retro ve düşük (9. ev) bir evde yer alıyor. Ay da güçlü ve açısal olsa bile, sürekli Merkür dünyasıyla temas hâlinde.

Kurumun kaderi; net bir ifadeyle sözler, belgeler, dosyalar ve anlatılar üzerinden yazılıyor diye yorumlayabiliriz. Ancak anlatılar tam anlamıyla netleşmiyor; sürekli yeniden yazılıyor, yorumlanıyor ve tartışılıyor. Bu da Marmara Ceza İnfaz Kurumları’nı, hukuk, vicdan ve anlatı üzerinden yaşayan bir sembol hâline getiriyor.

Duvarlar, Sınırlar, Soğuklar: “Satürn”

Ceza kavramının nasıl somutlaştığını anlamak açısından Satürn’ü incelemek son derece belirleyici olabilir. Haritada Satürn, 2° Başak burcunda ve 12. ev olarak gözlemleyebiliriz.  

Astrolojide 12. ev genel haritalarda hapishanelerle ilişkilendirilir. Ancak kurumsal ve mekânsal bir haritada 12. ev, izolasyon, görünmeyen süreçler, kapalı devre işleyişler ve sistemin dış gözden uzak kalan katmanları olarak çalışır.

Bir cezaevi haritasında 12. ev, duvarların ardındaki görünmeyen düzeni, resmî anlatının dışında kalan işleyişi ve sistemin kendi içine kapalı olan yönlerini sembolize edecektir. Satürn daha da anlamlı hale geldi fark ederseniz.

12. ev, Satürn konumu, disiplinin açık ve görünür alanlarda değil; kapalı, izole ve çoğu zaman dışarıdan izlenemeyen süreçler üzerinden işletildiğini gösterir. Kurallar vardır, işler; fakat nasıl ve ne ölçüde işlediği çoğu zaman sistemin kendi içinde kalır.

Başak burcu; rutin, düzen, gözetim, hijyen, sağlık, denetim ve prosedür temalarını da öne çıkartıyor. Ceza uygulamalarının teknik ve mekanik bir disiplin üzerinden uygulandığını düşündürüyor. Cezaevi bağlamında, katı ve esnekliği düşük kurallara, yorucu ve detaycı prosedürlere, ölçülen, sayılan ve denetlenen bir yaşam düzenine işaret ediyor.

Şöyle ki Jüpiter, kuralları belirleyen taraf iken o kuralların işlevine dair cezai uygulamaları üstlenen Satürn olmaktadır. Jüpiter; yasama dersek yargı ve yaptırım kısmı aslında Satürn tarafındadır diyeceğiz.  Burada Jüpiter de Satürn’ün yönetimindeki Oğlak burcunda yer alıyor. Haliyle yargı, yasama sürecini yönetiyor diyeceğiz.

Türkiye Haritası ile Çarpıcı Örtüşme

Bu noktada haritayı mundane (dünya) astrolojisi bağlamına taşıyan çok kritik bir gösterge ortaya çıkıyor.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş haritasında Ay/Güneş orta noktası 2° Başak derecesindedir. Marmara Cezaevi’nin açılış haritasındaki Satürn tam olarak bu dereceye yerleşmektedir.

Ay/Güneş orta noktası, bir ülkenin kolektif kimliğini, halk (Ay) ile yönetim (Güneş) arasındaki dengeyi, temsil eder. Satürn’ün bu noktaya oturması, cezaevi temasının Türkiye’nin kolektif kimliğiyle doğrudan temas ettiğini gösteriyor.

Marmara Ceza İnfaz Kurumları, toplumun tamamı üzerinde hissedilen bir ağırlık, bir sınır ve bir soğukluk duygusu yaratıyor. Satürn burada; halk–yönetim ilişkisine mesafe koyan, kolektif duyguyu daraltan, güven yerine disiplin üreten bir arketip olarak çalışıyor.

Local Space Tekniği ile Mikro Ölçekte Cezaevi

Tekniğe Kısa Bir Giriş

Bu noktada çalışmayı mekân üzerinden de derinleştirmek istiyorum. Çünkü bazı astrolojik etkiler, harita üzerinde soyut kalmak yerine fiziksel olarak yerle temas ettiğinde çok daha net biçimde görünür hâle gelir. Bu amaçla Local Space (Yerel Uzay) tekniğini uzmanlığım olan astroMapping içinde hayranlıkla kullanıyorum.

Local Space (yerel konum) astrolojisi, gezegenlerin doğduğu ya da olayın gerçekleştiği noktaya göre yönlerini esas alan mekânsal tekniğimizdir. Göstergeleri; kuzey, güney, doğu, batı ve ara yönler üzerinden okumayı mümkün kıldığı için astrolojik semboller, doğrudan fiziksel çevreyle ilişkilendirilir.

Teknik, modern astrolojide özellikle Michael Erlewine tarafından sistematik hâle getirilmiştir. Erlewine’ın çalışmalarına dair Türkçe çevirisini yaptığımız başka bir makalesine bu linkten ulaşabilirsiniz.

https://deneyselastroloji.com/2026/01/29/astrolojinin-yansimasi-acilarda-faz-mantigi-buyuyen-kuculen/

Cezaevinde local space tekniği uygularsak neler edinebileceğimizi kısaca özetleyelim. Local Space, “hangi gezegen nerede?” sorusunu harita üzerinden değil, arazinin kendisi üzerinden sorar. Haliyle cezaevi kampüsündeki yapılar, kurumsal yerleşkeler, kapalı ve çok fonksiyonlu alanlar, sınırları net biçimde çizilmiş mekânlar için son derece işlevsel bir tekniktir.

Tekniği Nasıl Uyguluyorum?

Analizde, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nün açılış haritasındaki gezegenleri, kampüsün fiziksel planı üzerine Local Space hatları olarak yerleştiriyorum. Böylece, hangi gezegenin hangi yönden geçtiği, hatların kampüs içinde hangi binalara, alanlara ya da işlevlere denk geldiği, sembolik anlam ile fiziksel yerleşim arasındaki örtüşmeler görünür hâle geliyor.

Şimdi bu yöntemi kullanarak kampüsün farklı bölümleriyle gezegen hatları arasındaki ilişkileri adım adım inceleyeceğim.

Kullanılan Görsel Veri ve Yorum Çerçevesi

Adımlara geçmeden önce metodolojik bir not düşmem gerekiyor. Marmara Ceza İnfaz Kampüsü’nün detaylı mimari planı kamuya açık şekilde paylaşılmış değil ve erişilebilir bir resmî yerleşim çizimi bulunmuyor. Bu nedenle Local Space incelemesinde, kampüsün iç organizasyonunu “tam ve kesin bir plan” gibi ele almak yerine; uydu görüntülerinin izin verdiği kadarıyla, Google Maps / benzeri kamuya açık harita servislerinden görülebilen yapı kümeleri üzerinden yorumluyorum.

Burada yaptığım, “şu bina kesin şudur” demek değil; mekânsal yerleşim mantığını ve görülebilen yapı desenlerini temel alarak, gezegen hatlarının kampüs içindeki olası işlev bölgeleriyle nasıl rezonansa girebileceğini göstermek olacak. Yani analizi, kamuya açık görüntülerin sağladığı çerçeve içinde ilerletiyorum.

Çalışmalarım herhangi bir kurumun iç işleyişine dair gizli bilgi içermez; yalnızca kamuya açık görüntüler ve astrolojik sembolizm üzerinden yapılan yorumlayıcı bir okuma sunmaktadır.

Büyük Kampüslerde Genel Mimari Yerleşim Mantığı

Benzer ölçekli, yüksek güvenlikli kampüslerde (cezaevi, adliye, askeri tesis gibi) dünya genelinde sık tekrar eden bir mimari mantık vardır. İncelememde, genel yerleşim mantığını bir “rehber” olarak kullanıyorum, sizinle paylaşayım:

  • Kuzey / Kuzeydoğu: idari birimler, adliye benzeri alanlar, sivil temasın daha yoğun olduğu giriş–işlem bölgeleri
  • Merkez: kontrol, dağıtım, geçiş ve güvenlik akışının düğüm noktaları
  • Güney / Güneybatı: daha kapalı, daha yüksek güvenlikli bölümler (iç çekirdek / daha sert koridorlar)
  • Açık alanlar: çoğu kampüste daha çok batı–güneybatı aksında konumlanma eğilimindedir

Bu prensipler tek başına “kanıt” değildir; fakat uydu görüntülerinde görülen yapı kümeleriyle birlikte ele aldığımızda, Local Space hatlarını yorumlarken daha tutarlı bir çerçeve sunduğunu göreceksiniz.

Şimdi metodolojik sınırlar içinde kalarak, kampüsün farklı bölgeleriyle gezegen hatları arasındaki olası ilişkileri adım adım inceleyeceğim.

Ana Giriş Kapısı: Plüton Hattı

Local Space haritasında en çarpıcı göstergesi, kampüsün ana giriş kapısından Plüton hattının geçiyor olması. Mimari bir tesadüf olarak görülebilecek bir durum değil fark ederseniz. Astrolojik olarak Plüton; geri dönüşsüzlük, statü değişimi, bir kimlikten diğerine geçiş temalarını temsil eder.

Bu nedenle kampüse açılan kapı, sıradan bir giriş noktası gibi çalışmaz. Plüton hattı üzerinden yapılan her geçiş, sembolik olarak “geri dönülmez bir eşiğin” aşılması anlamına gelir. Kapıdan içeri girildiği an, kişi; hukuki, psikolojik ve toplumsal olarak bambaşka bir statüye geçer.

Plüton’un temel doğası gereği dönüşüm geçicilik taşımaz; cezaevine giriş, bireyin kimliğinde kalıcı bir kırılma yaratır. Haritanın imzası, Marmara Cezaevi’nin, kimlik dönüştüren bir mekanizma olarak çalıştığını göstermektedir.

Adalet, Sağlık ve Lojman Bölgesi: Venüs, Güneş, Merkür Hatları

Kampüsün doğu ve kuzeydoğu yönünde yer alan; lojmanlar, Adalet Mesleki Eğitim Merkezi, hastane ve sivil idari birimleri kapsamaktadır. Local Space haritasında bu bölgeden Venüs, Güneş ve Merkür’ün noktalı (sekonder) hatlarının geçtiğini gözlüyoruz.

Gezegen hatları ilk bakışta “adaletin ve kurumun merkezinin burada olduğu” izlenimini verebilir. Ancak hatların doğal değil, gölge tarafının olması çok kritik bir ayrıntıdır. Çünkü söz konusu alanların yönetici güç değil; temsilî ve meşrulaştırıcı işlev gördüğünü gösterir.

Başka bir ifadeyle kararlar burada alınmaz, güç burada üretilmez, kontrol burada merkezlenmez. Buna karşılık yapılar; kararların anlatıldığı, sistemin iletişim yoluyla yumuşatıldığı, hukuki dilin ve imajın sunulduğu bir vitrin işlevi görür.

Venüs, Güneş, Merkür üçlüsünün sekonder hatta düşmesi, adaletin kampüste öncelikli ifadeyle yönetici bir ilke gibi değil, sistemi topluma anlatan ve kabul edilebilir kılan bir katman olarak çalıştığını düşündürmektedir.

Açık Cezaevi Yerleşimi

Aynı bölge, kampüs içerisindeki açık cezaevi yerleşimlerini de kapsamaktadır. Bu alan da yine Venüs, Güneş, Merkür’ün noktalı hatları tarafından kesilmektedir.

Local Space tekniğinde düz (ana) hatlar, gezegenin doğrudan, fiziksel ve belirleyici etkisini, noktalı (sekonder) hatlar ise gezegenin dolaylı, yumuşatılmış, temsili etkisini ifade eder.

Eğer bölgeden Venüs’ün düz hattı geçiyor olsaydı, gerçekten daha konforlu, daha rahatlatıcı, bedensel ve psikolojik olarak farklı koşullardan söz edilebilirdi. Ancak burada durum farklı. Uzanan Venüs hattı insanî olduğu iddia edilen, dışarıdan bakıldığında daha “hafif” görünen, koşulları iyileştirilmiş gibi sunulan ama özünde rejimi değişmeyen bir alanı ifade ediyor.

Bu nedenle açık cezaevi, aynı düzenin daha yumuşak bir anlatımla sunulan uzantısı olarak çalışabilir diyeceğiz. Koşullar değişmiş gibi görünse de Plüton’un kurduğu temel yapı burada da geçerliliğini koruyor.

Depo, Altyapı ve Tedarik Alanları – Mars, Satürn Hatları

Haritada Mars, Güney Ay Düğümü ve Satürn hatlarının doğu–güneydoğu aksında birleşmesi, bölgenin kampüsün işlevsel ama az görünür alanlarından biri olduğunu düşündürüyor. Açıkçası bu bölgede neler olduğunu bilemiyoruz fakat uydu görüntülerinden ufak bir güneş paneli olduğunu, bir depolama alanı olarak kullanılan yerler olabileceğini ifade edebiliriz.

Zaten Satürn burada yapının omurgasını temsil eder. Süreklilik, dayanıklılık, altyapı ve düzen Satürn’ün alanıdır. Mars ise doğrudan koğuşları ya da mahkûm yaşam alanlarını değil; daha çok hareket, müdahale ve operasyonel akış gerektiren noktaları anlatır. Yine uydu görüntülerinden burada bir spor sahası olduğu da görülüyor. Ayrıca Mars burada bireysel çatışmayı değil, kurumsal hareketi temsil edecektir. Satürn ise hareketi sınırlar, sabitler ve tekrar edilebilir hale getirir. Bu nedenle doğu–güneydoğu aksı, görünmez, konuşulmaz; ama sistemin ayakta kalmasının bağlı olduğu yapıları barındıracaktır.

Dediğim gibi planı açıkça gözlemleyemiyoruz. Belki görüş alanlarının yapıldığı bölgeden de Güneş hattının geçtiğini söyleyebilirim. Ama açık kaynak eksikliği nedeniyle yapının direkt yerleşimini ifade edemeyeceğiz. Yine de böylesi büyük ve çoklu tipten oluşan kampüslerde görüşler genellikle ayrı, merkezi ve kontrollü binalarda yapılır. Hem güvenlik e kontrol için, hem de personel yükünü artırmamak için tek bir binada görüşlerin yapıldığını düşünüyorum. O bina da bu plana göre yapının merkezinde ve muhtemelen Güneş hattının ikincil uzanımından geçiyor.

Kadın Cezaevi: Neptün, Ay Düğümleri Hatları

Local Space haritasında kadın cezaevinin bulunduğu alanın, Neptün, Ay Düğümü ve ek olarak Chiron hatları tarafından kesildiğini söyleyebiliriz. Yapının sembolik olarak ne kadar hassas bir yerde durduğunu açıkça gösteriyor.

Astrolojik olarak Neptün; görünmezlik, belirsizlik, kurban olma durumunu, Ay Düğümleri; kolektif kader, kaçınılmaz yön, bireyin istemese de geçmek zorunda kaldığı yolu, Chiron ise aidiyetsizliği, onarılması zor deneyimi ve sistemin açtığı kalıcı acıyı ifade etmektedir.

Gözlemlediğimiz kombinasyon, kadın cezaevinin toplumsal ve psikolojik bir yara mekânı olarak çalıştığını düşündürmekte. Burada üretilen acı ise yüksek sesli değil. Daha az görünür, daha az konuşulan, fakat çok daha derinlere işleyen bir nitelik taşıyor.

Neptün’ün puslu doğası, kadınların yaşadığı deneyimlerin çoğu zaman kamusal alanda yeterince görünür olmamasını, Ay Düğümleri ise alanın, bireysel kaderlerin ötesinde kolektif bir vicdan meselesine dönüştüğünü gösteriyor. Gürültü yok; ama iyileşmesi en zor olan izler burada birikiyor.

9 No’lu Kapalı Cezaevi: Uranüs Hattı

Kampüsün en sol, yani kuzey batı tarafında yer alan ve kamuoyunda “9 No’lu Kapalı Cezaevi” olarak bilinen yapıdan Uranüs hattının geçmesi, özellikle tek kişilik hücre uygulamasıyla birlikte son derece anlamlı. Astrolojide Uranüs; ani kopuşları, izolasyonu, normdan ayrılmayı, zihinsel şoku sembolize eder.

Burada “tek kişilik hücre” uygulaması astrolojik olarak Uranüs’e ait. Belki sınırlar, daralma denilince akla Satürn gelebilir fakat Satürn kalabalık disiplin yaratır, hatta çoğu zaman duruma bir alışma süreci de getirir. Fakat burada işler farklı. Örneğin Mars olsaydı zor kullanma diyebilirdik, Plüton mutlak kontrol kurdururdu. Fakat Uranüs kişiyi toplumdan koparmayı ifade ediyor.

Tek kişilik hücrelerde, doğrudan fiziksel şiddet uygulama göstergeleri yoktur; ancak bireyi sosyal bağlardan ayırarak psikolojik bir kırılma yaratma ilkesi işliyor diyeceğiz.

Uranüs’ün en temel imzalarından bir diğeri de kitleleri etkileyen düşünce imajlarıdır. Toplumsal yansımada yapıda bulunan mahkumların suça göre değil; statüye göre yerleştirildiği görüşü belirtilmektedir. Astrolojik olarak aslında sistem, işlenen fiilden çok, kişinin temsil ettiği anlamla ilgilenir diyebiliriz. Bu nedenle 9 No’lu cezaevi, klasik anlamda bir infaz alanı değil; bir mesaj alanı gibi çalışabilir.

Örneğin anlatılan ifadelere göre yapının pencereleri, duvar yüksekliği nedeniyle güneşin günde yalnızca 1–2 saat görülebildiğini ediniyoruz. Aslında Uranüs hattının ifadesi de tam olarak budur. Mekânın insana “yetmemesi” hissi; ki hiçbiri rastlantısal değil. Uranüs zihinsel bir kopuş yaratır. Zaman algısı bozulur; beden durur ama zihin durmaz. Belki de en zorlayıcı olan da budur…

Sonuç

Çalışmayla birlikte artık elimizde, sıradan bir kurum haritası değil; bir sistemin nasıl çalıştığını, nasıl konumlandığını ve hangi sembolik eksenler üzerinden kendini ifade ettiğini gösteren örnek bir harita bulunuyor.

Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nün haritası, adalet, esaret, kontrol, söylem ve toplumsal hafıza arasındaki ilişkinin de astrolojik bir izdüşümünü sunuyor. Ay’ın Yengeç’teki baskınlığıyla “kapatma ve içeride tutma” teması, Plüton’un sistemik gücü, Satürn’ün görünmeyen disiplin alanları ve Uranüs’ün koparıcı izolasyon mekânları bir araya geldiğinde, karşımıza tesadüflerle açıklanamayacak kadar tutarlı bir yapı çıkmış bulunmakta.

Tüm incelemelerimiz gösteriyor ki datamız, tek başına kapalı bir analiz olmaktan çıkıyor. Haliyle haritanın göstergeleri üzerinden önemli kamu figürlerine ait:

  • gözaltı tarihleri,
  • tutuklama anları,
  • tahliye zamanları,
  • dava süreçlerindeki kritik dönemeçler

paylaştığım haritayı referans alarak incelemeniz için sizleri bekliyor. Kendi çalışmalarımda, cezaevinde tutuklu yargılanan isimlerin süreçleriyle harita arasında zamanlama ve sembolizm açısından oldukça dikkat çekici paralellikler gözlemlediğimi rahatlıkla söyleyebilirim.

Hatta bir adım daha ileri giderek, Bonatti başta olmak üzere klasik kaynaklarda yer alan
Pars Iustitiae (Adalet Noktası),
Pars Captivitatis (Esaret Noktası)
ve davalarla ilişkili Arap Noktaları da kullanıyorum ve sistemin nasıl çalıştığına dair çok daha rafine veriler elde ettiğimi söyleyeceğim.

Yine de makalemi  bir “nihai hüküm” olarak değil; bir örnek, bir yöntem ve bir davet olarak okumanızı daha anlamlı bulacağım. Yapacağınız benzer incelemeleri kurumlar, olaylar ya da kişiler üzerinden değerlendirirken referans olarak haritayı test ederseniz, elde ettiğiniz gözlemleri benimle paylaşmayı lütfen ihmal etmeyin.

“Bilgi omuzlara yüktür” ve astroloji, ancak paylaşılan veriler ve çoğalan örneklerle derinleşir.

Duvarların, kapıların ve mekânların da konuşabildiğini hatırladığımız bir yerden,
okuduğunuz için teşekkür ederim.

Kenan Yasin Bölükbaşı

31.01.2026, 20.53, Aydos

Kaynakça ve Referanslar

Kurumsal ve Tarihsel Bilgiler (Resmî & Kamuya Açık Kaynaklar)

Çalışmada Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ne ilişkin tarihsel, yapısal ve kurumsal bilgiler; kamuya açık, resmî ve yaygın olarak erişilebilir kaynaklardan derlenmiştir.

  • T.C. Adalet Bakanlığı, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü, Kurum Tanıtım Sayfaları (resmî kurum bilgileri, yapı türleri, cezaevi sınıflandırmaları)
  • Silivri Belediyesi Resmî Açıklamaları (2022), Cezaevinin adının “Silivri Cezaevi”nden, “Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü” olarak değiştirilmesine ilişkin kamuya açık beyanlar
  • Basına Yansıyan Resmî Haberler (2008), Bayrampaşa Cezaevi’nin kapatılması ve
    6 Haziran 2008 saat 14:30 itibarıyla nakil işlemlerinin başlaması (operasyonel başlangıç zamanı referansı)

Mekânsal Yerleşim ve Görsel İnceleme Kaynakları

Kampüsün iç planı kamuya açık biçimde paylaşılmadığı için, bu çalışmada yalnızca açık kaynaklı ve herkesin erişebildiği görsel veriler kullanılmıştır. Google Maps / Google Earth, Uydu görüntüleri ve genel kampüs yerleşimi (bina yoğunluğu, yönler, açık–kapalı alan ayrımları) Açık Kaynak Uydu Görselleri, Kamuya açık harita servisleri üzerinden alınan görüntülerdir.

Not: Çalışmada kullanılan görseller, gerçek mekânı birebir plan olarak temsil etme iddiası taşımamaktadır. Yorumlar, uydu görüntülerinin izin verdiği ölçüde genel mimari ve yönsel prensipler üzerinden yapılmıştır.

Astrolojik Teknikler – Kuramsal Kaynaklar

  • Nicholas Campion, The Book of World Horoscopes
    (devletler, kurumlar ve kolektif yapılar için harita kullanımı)
  • Charles Harvey, Mundane Astrology
    (kurumsal yapıların haritalarının yorumu)
  • Guido Bonatti, Liber Astronomiae
    (Pars Iustitiae, Pars Captivitatis, dava ve hukukla ilişkili noktalar)
  • Ebu Ma‘shar, The Abbreviation of the Introduction to Astrology
  • Benjamin Dykes (çeviri ve yorumlar), Persian Nativities Kitapları
  • Liz Greene, The Astrology of Fate
    (Satürn, Uranüs, Neptün ve kolektif süreçler)
  • Reinhold Ebertin, The Combination of Stellar Influences
    (Mars–Satürn, Mars–Düğüm, Satürn–Ay temaları)

Local Space Tekniği

  • Michael Erlewine, Local Space Astrology
  • Steve Cozzi, Planets In Locality

Görseller ve Haritalar Hakkında Teknik Not

Makalede kullanılan görseller, yapay zekâ destekli olarak üretilmiş, gerçek mekân referans alınarak oluşturulmuş, temsili ve analitik amaçlı çalışmalardır. Hiçbir görsel güvenlik ihlali içermez, gizli plan veya özel veri barındırmaz, kamuya kapalı bilgi kullanmaz.

Etik ve Yöntemsel Beyan

Çalışma, yargı dağıtma amacı taşımaz, herhangi bir kişi ya da kurum hakkında suç isnadı içermez, yalnızca astrolojik sembolizm ve mekânsal analiz üzerinden değerlendirme yapar. Tüm yorumlar, kamusal veriler, açık kaynaklar ve astrolojik yöntemler çerçevesinde üretilmiştir.

Dipnotlar

[1] https://marmarakapalicik.adalet.gov.tr/ (Erişim tarihi: 31.01.2026)

[2] https://www.aa.com.tr/tr/gundem/silivrideki-cezaevinin-tabelasi-marmara-cezaevi-olarak-degistirildi/2683343 (Erişim tarihi: 31.01.2026)

[3] https://www.yenisafak.com/gundem/bayrampasa-cezaevi-tarih-oluyor-121763 (Erişim tarihi: 31.01.2026)

[4] Mundane astrolojide Neptün, kolektif ideolojiler, kitle hareketleri, görünmeyen yapılar ve ideolojik çözülmelerle ilişkilendirilirken (Ebertin; Barbault; Greene), Uranüs daha çok bireysel özgürlük, liberal kopuşlar ve ani politik yön değişimleriyle bağdaştırılır (Barbault; Tarnas).