2026 yılı Türkiye için finansal anlamda “yeniden yapılanma ve stratejik dönüşüm” yılıdır diyebiliriz. Yılın ilk çeyreği (Şubat–Mart tutulmaları dönemi) devletin ekonomi yönetiminde yeni bir vizyonun belirlenip sistemin daha kontrollü işletilmeye başlandığı bir dönem gibi görünmekte; para politikası temkinli, kamu harcamaları seçici olurken halk tarafında tasarruf eğilimi artar, kriz algısından planlı güçlenme dönemine geçiş başlayabilir. İkinci çeyrekten itibaren, 12 Ağustos tutulmasının enerjisiyle birlikte finansal iletişimde karmaşa, dış piyasalarda belirsizlik ve devletin yeniden pozisyon alma süreci öne çıkabilir; döviz ve fiyatlarda kısa vadeli dalgalanmalar yaşanabilir, ancak bu süreç yapısal düzenlemelerle geçici bir süreci işaret etmekte. Yılın ikinci yarısında (Ağustos sonu Balık Ay Tutulması etkisiyle)ülkenin ekonomi yönetimi, bütçe, kaynak koruma ve kamu harcamalarında denge sağlama yönüne geçmesi muhtemeldir. Devlet “fren ve analiz” moduna girerken, özellikle stratejik sektörlerde korumacı politikalar ön plana çıkabilir. Halk açısından ise tasarruf bilincinin güçlendiği, risk göze alma durumlarının azaldığı ama ekonomik dayanıklılığın arttığı bir evre olabilir. 2026 genelinde Türkiye için “parasal ve ekonomik modelin yeniden tanımlanması, planlı büyüme, disiplinli kaynak kullanımı ve halkın finansal açıdan olgunlaşma süreci” başlıklarını ana tema olarak belirtebiliriz. Kısaca belirtmek gerekirse yılı ilk yarıda yön belirleme ikinci yarıda sistem kurma ve dengeleme döngüsüyle tamamlanabilir. (Ağustos sonu Balık Ay Tutulması etkisiyle)ülkenin ekonomi yönetimi, bütçe, kaynak koruma ve kamu harcamalarında denge sağlama yönüne geçmesi muhtemeldir. Devlet “fren ve analiz” moduna girerken, özellikle stratejik sektörlerde korumacı politikalar ön plana çıkabilir. Halk açısından ise tasarruf bilincinin güçlendiği, risk göze alma durumlarının azaldığı ama ekonomik dayanıklılığın arttığı bir evre olabilir. 2026 genelinde Türkiye için “parasal ve ekonomik modelin yeniden tanımlanması, planlı büyüme, disiplinli kaynak kullanımı ve halkın finansal açıdan olgunlaşma süreci” başlıklarını ana tema olarak belirtebiliriz. Kısaca belirtmek gerekirse yılı ilk yarıda yön belirleme ikinci yarıda sistem kurma ve dengeleme döngüsüyle tamamlanabilir.

17 ŞUBAT 2026 HALKALI GÜNEŞ TUTULMASI

28° Kova’daki Güneş tutulmasının Türkiye natal 9. evi üzerinde gerçekleşmesi, ülkenin dış para politikaları, uluslararası finans bağlantıları, ayrıca ekonomik düzeninde zorunlu bir yön değişimini tetiklerken; tutulmanın natal Ay (İkizler/12.ev) ve natal Merkür/Satürn Kova kavuşumu (5.ev) ile oluşturduğu büyük hava üçgeni, devletin kapalı kapılar ardında hazırladığı ekonomi planlarının görünür olmaya başlayacağını belirtebilir. Bununla beraber, bilgi/iletişim alanında daha disiplinli, kurallı bir tonun hâkim olacağını ve Türkiye’nin çok kutuplu finansal diplomasi hattında yeni anlaşma zemini kuracağını gösterebilir. Tutulma haritasındaki Venüs/Merkür/Kuzey Ay Düğümü’nün Balık’ta Türkiye’nin MC/Uranüs/Güney Ay Düğümü üzerinde kavuşması, eski ekonomik alışkanlıklardan kopuşu, bu anlamda devlet vizyonunun yeniden tanımlanmasını, bununla beraber finansal sistemde teknolojik–dijital altyapı temelli reformların hızlanmasını getirirken; bu “ters tutulma” etkisi eski modelin kapanışını ve yeni yönün zorunlu başlangıcını ifade ediyor. Tutulma haritasındaki Jüpiter’in natal Plüton (Yengeç/1.ev)kavuşumu, Türkiye’nin 5. Evinde bulunan Akrep stelyumu(Güneş/Venüs/Jüpiter) ve 10. Evdeki Balık burcu kavuşumu gezegenleriyle birlikte büyük su üçgeni oluşturmaktadır. Büyük su üçgeni burada devletin ekonomik dayanıklılık kapasitesinin güçleneceğini, ulusal rezerv ve finansal güvenlik politikalarının öne çıkabileceğini, yerli üretim savunma ve enerji sanayisi hatlarında sermaye akışının desteklenebileceğini söyleye-biliriz. Yılın ilk çeyreğinde, devletin finansı daha kontrollü, planlı yöneteceğini; ulusal çıkar temelli bir ekonomi modelini benimseyeceğini ve halkın tüketim temelli bir anlayış yerine Tutulma haritasındaki Jüpiter’in natal Plüton (Yengeç/1.ev) kavuşumu, Türkiye’nin 5. Evinde bulunan Akrep stelyumu (Güneş–Venüs–Jüpiter) ve 10. Evdeki Balık burcu kavuşumu gezegenleriyle birlikte büyük su üçgeni oluşturmaktadır. Büyük su üçgeni burada devletin ekonomik dayanıklılık kapasitesinin güçleneceğini, ulusal rezerv ve finansal güvenlik politikalarının öne çıkabileceğini, yerli üretim savunma ve enerji sanayisi hatlarında sermaye akışının desteklenebileceğini söyleyebiliriz.

Yılın ilk çeyreğinde, devletin finansı daha kontrollü, planlı yöneteceğini; ulusal çıkar temelli bir ekonomi modelini benimseyeceğini ve halkın tüketim temelli bir anlayış yerine her yönde tasarrufa yönleneceği, “güvenli liman, uzun vadeli düşünme” bilincine geçerek ekonomik davranışlarında olgunlaşma eğilimi yaşayacağını anlatabilir. Özetle, kriz psikolojisinden çıkış, kontrollü güçlenme ve stratejik kalkınma döngüsüne giriş yapılacağını düşünebiliriz.

3 MART 2026 TAM AY TUTULMASI,

3 Mart 2026’da 12° Başak’ta gerçekleşen Ay Tutulması, Türkiye natal haritasının hem 3–9 aksını hem 4–10 aksını tetikleyerek ülkemizin uluslararası finans ilişkileri ile iç ekonomi, alanlarında belirgin bir “denge kırılması ve yön ayarı” getirebilir. Tutulma haritasında Ay’ın Güney Ay Düğümü ile kavuşarak Türkiye’nin natal Kuzey Düğümü üzerine kavuşum yapması güçlü bir ters tutulma etkisi yaratarak “eski düzen yerine yeni rota” arasında zorlayıcı ve bir önceki tutulmanın devamı niteliğinde süreci hızlandıran bir karar sürecine göstermektedir. Bu durumun halka yansıması ise daha gerçekçi ve planlı finans tutumuna geçiş aşamasını başlatıyor olabilir. Tutulmadaki Venüs Balık’ın, Türkiye natalindeki Merkür–Satürn Kova (5.ev) ile yaptığı 150’lik açı, devletin ekonomi iletişiminin zaman zaman çatallı ilerleyebileceğini, alınacak finansal kararların yaratıcı ama kontrol edilmesi zor bir alandan geçeceğini ve piyasanın buna ilk etapta temkinli yaklaşabileceğini işaret ederken; yine Venüs’ün natal Ay İkizler (12.ev) ile karesi, halkın parasal alanlarda kafa karışıklığı, ekonomik söylentilere açıklık ve bilgi karmaşası yaşama riskini getirebilir. Bu noktada devlet halkı sakinleştirmek için aktif iletişim kanallarını kullanabilir.Tutulmadaki Balık stelyumu (Güneş–Merkür–Mars–Kuzey Düğüm) Türkiye natalindeki MC–Uranüs–Güney Düğümü (9–10.ev) üzerinde kavuşum etkisi yaratarak, devletin uluslararası çaptaki finansal yönelimini, diplomatik hattını ve ekonomik vizyonunu yeniden tanımlayan, hatta bazı eski ittifaklardan ayrılıp yeni iş birliklerine yönelten bir süreci tetikliyor; bu aynı zamanda ülkenin ekonomi modeli ve büyüme stratejisinin “kadersel dönüşüm” evresi olarak karşımıza çıkabilir.

Jüpiter–Plüton Yengeç kavuşumu (1.ev) – Türkiye natal Güneşi (Akrep) – ile büyük bir su üçgeni kurarak devletin gerekli durumlarda sert ama koruyucu ekonomik önlemler alabileceğini göstermektedir.

Son olarak tutulmadaki Satürn–Neptün Koç kavuşumu Türkiye natal Mars Terazi (4.ev) karşıtlığıyla ekonomi–devlet otoritesi ve kurumlar–halk dengesinde gerilim yaratır; bu süreç reform baskısını artırırken, devlete ekonomik yönetimde daha kararlı, disiplinli ve net bir duruş gerektirebilir.

Özetle bu tutulma, Türkiye’nin ekonomik sisteminde zorlayıcı ama yön belirleyici bir dönüm noktası, devlet için “yeni yol kaçınılmaz”, halk için ise “gerçekçilik, tasarruf, dikkatli plan ve sabır” dönemidir; belirsizlik duygusu artsa da süreç güçlenme ve stratejik yenilenme ile sonuçlanabilir.

Bu tutulma halk için parasal anlamda gerçekçilik, dikkat ve yeniden düzenleme dönemini gösteriyor. Gelir–gider dengesini koruma isteği artarken, insanlar büyük risk almak yerine güvenli durmayı, tasarruf etmeyi, borçlarını kontrol altına almayı tercih edebilir.

Devletin ekonomi söyleminde zaman zaman belirsizlik veya ani karar değişiklikleri görülebileceği için halk “önümü göreyim” mantığıyla hareket eder; tüketim davranışı daha seçici olur, gereksiz harcamalar geri çekilir.

Bilgi karmaşası ve söylentiler dönem dönem endişe yaratabilir, bu yüzden halk daha çok resmî açıklamalara kulak kesilir. Kredi ve borçlanma alanında sıkılaşma, bütçe planlamasında disiplin ön plana çıkar; daha temkinli, savunmacı ve uzun vadeli düşünme eğilimi oluşur.

Ancak su üçgeni desteği halkın tamamen umutsuzluğa düşmesini engeller; bu süreç maddi istikrarı yeniden kurma, birikim alışkanlıklarını güçlendirme ve finansal dayanıklılık geliştirme dönemidir.

Kısacası, harcamalarda frene basma, güvenli liman arayışı, yastık altı ve tasarruf odaklı bir halk profili görülme olasılığı yüksektir.

12 AĞUSTOS 2026 TAM GÜNEŞ TUTULMASI

12 Ağustos Güneş tutulması Türkiye natal haritasında 3–9 aksını odağa alıyor ve Türkiye’nin 3. evindeki Neptün ile kavuşum yapıyor; bu tablo, uluslararası para politikaları alanındaki iletişimsellik ve dış-finans kanallarında belirsizlik, algı değişimi gibi etkenlerin öne çıkacağını göstermektedir. Aynı zamanda tutulmanın Venüs’ü Türkiye’nin 4. evindeki Mars (Terazi) ile kavuşuyor; vatandaşa ve kurumlara yönelik ulusal para kaynaklarının (kamu yatırımları, kamusal krediler) devlet tarafından hem teşvik edilebileceğini hem de sıkı kontrol edilebileceğini anlatmaktadır. Tutulma haritasındaki 12. ev Uranüs (İkizler) ile Venüs/Mars üçgeni, finansal açıdan beklenmedik teknolojik, iletişimsel hamlelerle (dijital ödeme/altyapı adımı ya da dış ticaret kanallarında ani düzenleme) desteklenen bir reform dinamiği sunuyor. Tutulma haritasındaki Mars’ın Yengeç burcuna geçişi ve Türkiye’nin Ay’ı (İkizler, 12. ev) ile yaptığı burç dışı etkileşim, halkın para konularında duygusal ve tepkisel davranma eğilimini artırıyor.

Bu dönemde insanlar bir anda “paramı korumalıyım” hissine kapılıp, ani harcamalardan kaçınma, nakit tutma ya da bankadaki parasını güvene alma eğilimi gösterebilir.

Duygusal dalgalanmalar ekonomik kararlara da yansıyabilir; bir gün umutlu, ertesi gün tedirgin bir hava oluşabilir. Bu da kısa vadeli bankacılık hareketlerini, yani günlük fiyat değişimlerine verilen hızlı tepkileri artırır. Halk bu süreçte finansal olarak daha hassas ve korumacı davranır; tüketici güveni inişli çıkışlı, tasarruf eğilimi ise belirgin şekilde yükselir.

Tutulmadaki Merkür ve Jüpiter’in Aslan’da kavuşup Türkiye Güneş’i (5° Akrep) ile kare yapması, devletin büyük finansal proje vaatleri ile gerçek ekonomik kapasite arasında gerilim yaratabilir, açıklamalar ve beklentiler piyasada aşırı fiyatlamalara (ya da hayal kırıklığına) yol açabilir.

Ek olarak, tutulma haritasındaki Plüton’un Kova (8. ev) yerleşimiyle Türkiye Güneşine kare yapması, dış borç, kredi yapıları ve büyük finansal güç odaklarında köklü dönüşüm baskısı yaratabilir; düzenlemeler, müzakereler veya borç yeniden yapılanmaları gündeme gelebilir ve bunlar ciddi, derin etkiler yaratabilir.

Bu tutulma, devletin ekonomi politikalarında “yeniden pozisyon alma” sürecini tetikleyen bir etkiye sahip; devlet hem bazı alanlarda destek veren hamleler yapıp (kamu projeleri, sektörel finansman kaynakları) hem de bazı alanlarda disiplin uygulayabilir (düzenlemeler, kredi kısıtları).

Vatandaş açısından yakın dönemde haberler, politika açıklamaları ve bankacılık duyuruları piyasaları sarsabilir; insanlar ani fiyat ve kur dalgalanmalarına karşı temkinli olmak, harcamalarını kısmak, borçlanmalarında daha dikkatli davranmak ve tasarrufa yönelmek durumunda kalabilir.

Ayrıca tutulmanın teknoloji/iletişim vurgusu, dijital ödeme, altyapı ya da dış ticaret kanallarında beklenmedik ama kısa vadede kolayca görülebilecek değişiklikler getirebilir, bu da bazı günlük işlemlerde gecikmeleri beraberinde getirirken yeni uygulamaların kullanımına başlanması anlamına gelebilir.

Devlet “yapılandırma ve kontrol” moduna geçerken, halk “bekle-gör, tasarruf-et, resmî açıklamalara dikkat et” moduyla hareket etme potansiyelini taşıyor; ani duyurulara tepkiyle büyük kararlar almamak (kredi kullanımı, yüksek riskli yatırımlar vb.) akıllıca olacaktır.

28 AĞUSTOS 2026 PARÇALI AY TUTULMASI

4° Balık’taki parçalı Ay tutulması Türkiye natal haritasının 3–9 aksını (bilgi/iletişim, dış ilişkiler/uluslararası finans) ve eşit ev sistemine göre 4–10 aksını (iç güvenlik, halk/ev yönetim/iktidar)aynı anda tetikliyor; tutulmanın Güney Ay Düğümü ile kavuşması ise eski dış bağlantıların yeniden gündeme gelmesini tetikleyen bir “ters tutulma” etkisi verir. Türkiye Kuzey Ay Düğümü üzerinde oturan Güneş–Merkür (Başak) kavuşumu, devletin para piyasaları konusunda rota belirlerken akılcı, veri odaklı ve iletişim merkezli bir tutum sergileyeceğini işaret ederken; tutulma haritasındaki Mars’ın Türkiye natal Plüton (Yengeç/1.ev) ile kavuşması ve bunun Türkiye Güneşi ile tutulma Ay’ı ile kurduğu büyük su üçgeni, devletin özellikle kamu fonları odağında koruyucu hamleler yapabileceğini, gerektiğinde müdahaleci ve koruyucu politikalarla finansal dayanıklılığı artırmaya çalışacağını gösterir.

Öte yandan Tutulma haritasındaki Satürn–Neptün Koç kavuşumunun, Türkiye’nin natal Mars’ına (Terazi/4. ev) yaptığı karşıtlık, özellikle ekonomi yönetiminin iç kaynakları kullanma biçiminde ciddi bir baskı yaratıyor. Kamu harcamalarında sıkılaşma, bütçe dengesi kurmakta zorlanma, bazı kamusal projelerin ertelenmesi veya finansman kaynaklarının yeniden düzenlenmesi anlamına gelir. Yani devlet, bir yandan altyapı ve yatırım harcamalarına devam etmek isterken, diğer yandan artan maliyetler veya dış kaynak koşulları nedeniyle harcamaları daha dikkatli yönetmek zorunda kalır. Bu durum, belediyeler, inşaat, konut ve kamu yatırımı gibi alanlarda gecikme veya ödenek kısıtlaması yaratabilir. Ayrıca Neptün etkisi finansal alanda belirsizlik vererek şeffaflık ihtiyacını artırır; bazı harcamalar veya bütçe kalemleri üzerinde “görünmeyen baskılar” olabilir.

Sonuç olarak Türkiye’nin ekonomik sisteminde “disiplinli bütçeleme – sınırlı harcama – kontrollü kamu yatırımı” dönemine işaret eder.

Devlet, likiditeyi korumak için eldeki kaynakları seçici şekilde kullanacak, büyük harcama veya teşvik kararlarını erteleyecek; yani parasal olarak bu dönem “fren, analiz, yeniden planlama” zamanıdır.

Son olarak tutulmadaki Venüs’ün Türkiye natal Merkür–Satürn (5.ev) ile kavuşumu, kamu yatırımlarında (5. ev) mali düzenlemeler, kredilendirme kriterleri ve iletişim kanalında “daha kontrollü, şartlı destek” durumunun öne çıkacağını işaret eder.

Bu tutulma devletin uluslararası finansal ilişkiler ve iç piyasa ekonomisi arasındaki dengenin yeniden kurulduğu bir dönem başlatabilir; devlet kendi rezervlerini, stratejik sektörleri (enerji, savunma, altyapı) ve kamu fonlarını korunmaya öncelik verirken, uygulamada bazı projelerde gecikme ve kısıtlama görülebilir.

Bankacılık ve kredi alanlarında şartlar daha kontrollü olabilir, yeni krediler ya da kamu destekleri belirli koşullara bağlanabilir; küçük vadeli likidite talepleri artarken (ani para çekme, mevduat hareketleri) devlet koruyucu önlemlerle piyasayı destekleyebilir.

Vatandaş açısından; kısa dönemde bazı hizmet ve projelerde gecikme, resmî duyurularda net ve keskin ibareler, şart, ve dönemsel fiyat ya da likidite dalgalanmaları görülebilir; bu yüzden harcamalarda temkinli olmak, gereksiz borçlanmadan kaçınmak, acil nakit/yedek oluşturmak ve resmi kaynaklardan gelen açıklamaları takip etmek akıllıca olacaktır.

YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR.

ÖZGE ATEŞ

1984 Gaziantep doğumlu, İşletme Fakültesi mezunu ve İngiltere’de bir yıl eğitim almıştır. Motivasyon, hafıza teknikleri ve enerji bütünleme alanlarında eğitimler veren bir uzmandır. 2023’te “İkamet Astrolojisi”, “Dünya Astrolojisi” ve “Horary Astroloji” uzmanlıklarını tamamlamış, şu anda “Aile Dizimi Uygulayıcılığı” eğitimi almaktadır.